8 Şubat 2010

Kazanmasini Istedigim Butun Takimlarin Puan Kaybettigi Hafta


Digiturk'u iptal ettirdim ettirmesine de 16 Subat'a kadar odemis bulundugumdan santiyede arka plan sesi olarak actim. Cevre dostu bina etiketi yuzunden yaklasik 2000 sayfalik dosya yapmak baska turlu cekilmiyordu. Binanin ne kadar cevreci oldugunu kanitlamak icin bir agac olmasa da tombis bir fidan feda etmek zorunda kalmasak daha iyi olurdu ama neyse.

BJK macini seyretmedim. Skoru gorunce vicdanla cuzdan arasinda kaldim. Takimin gelecegi icin simdi kaybetmesi ve kum tepesi taraftarlarin yonetime isyan etmesi hayra vesile olacak, onun icin bu sene sportif basarisizliktan yanayim. Sampiyon olursak buyuk ihtimalle gelecek sene iflas ederiz nitekim. Gel gor ki Bobo Nobre'ci babama inat her hafta centik atiyor. Okuduklarima gore Yeter Demiroren'le baslayip GS'ye kufre donen tezahuratlar varmis, biraz omurgasiz kacmis dogruysa.

Kayseri ayazinda corak zeminde oynanan GS maci cok renksizdi. Mucadele ust duzeydeydi. Ancak GS'nin yarim pozisyondan gol cikaracak striker'i ve Keita haricinde tekmeyle sinmeyen hucum oyuncusu yoktu. Yakin cekimlerde futbolcularin kosarken toprak kaldirdigi gozukuyordu. Sakatlanmaya birebir. Ortaya bu kadar para doken Dijiturk'un TFF'ye zemin iyilestirme sarti kosmasi lazim. GS orta uclusunun ortada sican oynadigi, forvetlerin stoperlerin disiplinli bir sekilde siddete basvurmasiyla sindigi bir mac oldu. Lig 3.'sunden deplasmanda tek puan tatmin etmeli bence. Cem Sultan olayina hic girmiyorum. Takimin boyunun kisaltilip cabuk ve yerden oynamak kendi icinde tutarli bir anlayistir. Yasina bakmaksizin her oyuncuya firsat veren Rijkaard'in onu denememesinin mantikli bir aciklamasi vardir elbet.

Bana kalirsa revacta olan bol kanat forvetli tek santrafor duzenindense orta saha ozellikli bir oyuncunun ileri hatta yer aldigi klasik 4-4-2 daha dengeli. Kayserispor'un Cangele'yi Makukula'ya yaklastirdigi, kanat destekli sablon onlara kademe atlatti. Kapitalini transfer yerine stada gomen, hocasini kollayan bir takimi normal sartlarda cok tutarim ancak Kayseri'nin antipatik taraflarini torpulemesi bunu engelliyor. Tolunay Kafkas'in suratindan "KART KART KART KART KART KART KART" dedigi okunuyordu mesela. Santiyede olsa mekanik islerden sorumlu formen "sana bir tane sarsam hicbiseycigin kalmaz, sakinlesirsin" mealinde lafler eder.

Arsenal'in buyuk maclarda tokat manyagi olmasi icler acisi. Takimda Ray Parlour gibi birinin eksikligi hissediliyor. Dandik bir oyuncuydu ve alkolikti ama takimda biri hata yapinca kulagini cekerdi. Su anda bu isi yapmasi gereken Fabregas buyuk ihtimalle Gallas'a ikinci cogul konusuyordur o da genzini temizledikten sonra fisildayarak. Chelsea'nin golu gecikse hizli ileri uc elemanlariyla kontra sansi bulabilirlerdi belki. Ama 5. dk'da kornerde Drogba'yi kacirirsaniz (lan kimseyi tutma Drogba'yi tut diyesi geliyor insanin) mac biter. Kalede zaten armutlarin en buyugu Almunia var. Arsene hocayla pisbirik muhabbeti midir nasil bir hikmeti varsa her maci satmasina ragmen kaledeki yeri garanti. Bazi oyuncularin geldigi noktayi gercekten anlamiyorum, ozellikle mantar kaleciler cok goze batmasina ragmen kariyer yapabiliyor. Hesp, Busquets, Hayrettin Demirbas akla gelenler...

Geri cekilen Chelsea'nin pit pit Arsenal'lilerden 1000 dk daha gol yemeyecegi asikardi. Ben de FB-Diyarbakirspor macina gectim. FB-DS macindaki bogusma seyre degerdi. DS yere yatip futbolu katletmek yerine pasli kontraya cikmayi tercih etti. Ligin pigment ortalamasi en yuksek takimi kesinlikle onlar. Forvetlerin ileride sirti donuk top tutma ozelligini kanatlara acilan destekcilerle iyi kullandilar. O noktada final pasini atacak oyun zekasina sahip olmamanin goturusu olarak tabelayi cizemediler. Othello'nun "Ayman onu atsin gelsin beni de atsin" demesinden 1 saat kadar sonra "Ayman beni atabilir" diye cark etmesinin yaninda Ahmet Cakar epey delikanli gozuktu. FB'nin oyun disiplininden kopmayarak surekli denemesi taraftarin takdirini topladi. Bozuk zemin ve sert futbol 2 fire daha verdirdi. FB'nin gecen yillara nazaran daha dar olan kadrosu 8 aylik bir lig icin dezavantaj. 13-15 kisiyle kadro istikrari getirisi saglarsiniz ama ozellikle 25. haftadan itibaren lifler kopmaya baslayabilir. Koch'un antrenman dozajini ayarlamasiyla telafi edilebilir belki ancak 3 kulvarda zorlanmamak mumkun degil. Mac sonunda herkesin Semih'in olmayan faulunu elestirip Bebbe'nin dusurulmesinin sari kartla gecistirilmesini unutmasi bana garip geldi. Neticede siyahi biriyle solukbenizli depara kalktiginda sonuc bellidir. Bana kalirsa hakem o sertlikte bir mac icin katlanilabilir olcude sacmaladi, onun icin ustune dusmemek lazim. Melih Sendil'in Santos'a "sol beke gectigin icin mi bu kadar gol atiyorsun demesi" de futbol bilgisinin kisitliligini gosterdi, cunku kornerden kafa golu atmisti, soldan yardirarak degil. Ayni kanalin spikerleri Antalyaspor macinda BJK kornerden gol yedi diye sol bek Tello'nun yerini yadirgadigini soylemisti.


Tatli niyetine eve gelip Fiorentina-Roma macini seyrettim. Fio'yu bu sene elimden geldigince takip ettim, 6-7 tane canli maclarini seyretmisimdir. Hala evrilme asamasinda bir takim. Jovetic, Montolivo ve Mutu gibi ayaklari yumusak ve mucadeleci 10.5 numaralari var. Prandelli ve pofuduk montunun 2005'ten beri atlattigi asamayi kiskanmamak elde degil. Guvenilir bir hocanin elinde parlayan genc yetenekler futbolu guzel yapan en onemli etmendir gozumde. Jovetic'in agzinin kapanmamasi, 1973 model prog-rock saclari ve tekmeden korkmamasina hayranim. Kendisi Delgado gibi ceylanimsi kosuyor, onun olamadigi herseyi olmasini dilerim. '85'li kaptan Montolivo'nun oyun gorusu ust duzey. Cabuk ve dogru karar veriyor, oyundan asla kopmuyor. Mac boyu ustun oynayan taraf Fio idi ama Denizli balina sahip Ranieri yine 7-7 atti. Ortalama bir Sivas'lidan daha cok Sivas'liya benzeyen Vucinic dogru yerde durup dogru sutu cekti. Bu maci izleyen ortalama bir futbol seyircisi Roma'nin ligi 2. goturmesine sasirirdi. Sakatliklar ve yas nedeniyle ahi gitmis vahi kalmis Totti'nin mac boyu yaptigi en iyi hareket oyundan alinmakti. Kendisi bu ozelligiyle gecmisteki ihtisamli oyunundan yiyen Raul Gonzalez'e benziyor. Mutu'nun yaratici kadife kramponlarindan yoksun Fiorentina'da topu cizgiden gecirmek Gilardino'ya dustu tamamen. Adam cok cabaladi, onun icin kizmak ayip olur ama artik bir tanesini de atmasi lazimdi. Fiorentina 2 tane gerceklesmesi zor sartla sampiyonluga oynayabilir. 1) Mourinho'nun Inter'den baymasi. 2) Takim personelinin korunmasi. Taktiksel olarak mukemmel, yetenek olarak kisitli olan ligde farkli seyler yapmaya calismasini takdirle karsiliyorum Fiorentina'nin. Keske tribunler de tamamen dolsa ve tribunlerin sahadan uzakliginin neden oldugu goruntu kirliligi olmasa.

Simdi de Super Bowl baslamak uzere. Sirf sempatim oldugu icin New Orleans'in kaybedecegini zannediyorum. Kismet.

8 yorum:

stalker dedi ki...

"Okuduklarima gore Yeter Demiroren'le baslayip GS'ye kufre donen tezahuratlar varmis, biraz omurgasiz kacmis dogruysa."

yahu sen yapma bari sampi. bundan doğal bir şey var mı? bir sonraki iç saha maçın gs ile ve maçta farklı öne geçmişsin... normalde ne yapılırsa o yapıldı. bunda omurgasızlık filan yok. taraftarlık ruhu var. rekabet var. tribün ritüeli var.

beşiktaş şampiyon olmasın demek rasyonel dursa da, yine içten içte bunun yanlış olduğunu hissedebiliyor insan. zira şampiyon olmak da istersin, rakibine fark atmak da. bunun tartışması da olmaz, hani benim tavrım doğrudur seninki yanlıştır diye. kendisi mantık sınırları dışında kalan bir olguyu (taraftarlığı) bu alana sıkıştırıp değerlendiremeyiz çünkü.

kaygılarını paylaştığımı söylememe gerek yok sanırım. kocaelisporluların mottosu süper: "sokakta oynasan kaldırımda destekleriz." beşiktaş batsa da çıksa da bu iş böyle abi. süper lig amatör lig fark etmiyor.

Gurbet Kartalı dedi ki...

valla devre arasi ve 6'ya 10 kaybediyorlar.. hocam sen solundan kalktin bugun herhalde.. :))

tabatas dedi ki...

nesi omurgasız oluyor anlamadım.her golden sonra ve maçın başında yeter çekildi maç sonunda gs'ye küfür edildi.ne bağlantısı var,çelişki nerede?

sampi dedi ki...

BJK'nin su anki basarisi Lockheed Martin'de calisan dahi bir arkadasimin terfi almasina benziyor. Cocuk icin sevinmeden edemiyorsun ama herif zekasini silah endustrisine sunuyor. BJK'nin basarili olmasini istemem mi? Ancak bu daha uzaktan bakinca zararli oluyor. Gecen seneki cifte kupa pankartlara vesile oluyor, 3 sene daha kaybetmemize neden oluyor vs. Neyse bu konuda net degilim, olamiyorum taraftarlik geregi. Mustafa Denizli'nin Uzulmez'e kaptanlik bandi takmasiyla Demiroren'in sevinc gozyaslari karisiyor, allak bullak ediyor insani.

Benim icime sinmeyen sey skora gore yeter diyen adam sayisinin farkli olmasi. GB 4-1 onde bitirse maci, 15 bin kisi yeter diyecekken tersi olunca bunu bin tane akli basinda insan diyebiliyor. Hedef sasiyor. Omurgasizlik aradaki 14 bin kisiye mahsus (rakamlari salladim tabii, ornekle aciklamak icin verdim).

Rekabete varim ama topluca kufur etme ritueli saha kapatma ritueliyle sonuclaniyor. Malesef dogal.

@ Gurbet kartali

Obur tarafta duvar var zaten, baska opsiyon yok. Dokundugum seyi kurutuyorum.

SideWindeR19 dedi ki...

Saints kırmış oldu bu şanssızlık zincirini :)

sampi dedi ki...

Vallaha ben de anlamadim nasil kazandilar :)

Listeye sempati duydugum bas alti takimlarinin (Aston Villa, Tottenham, Everton) kaybetmesi eklenebilir.

carvel dedi ki...

"Takimin gelecegi icin simdi kaybetmesi...hayra vesile olacak, onun icin bu sene sportif basarisizliktan yanayim." cumlen duygulandirdi beni (cidden.) Ben de Galatasaray'in bu sene basarisiz olmasini istiyorum, ama farkli nedenden. Uzun zaman sonra bir teknik direktoru kovmamayi basarabilecekler mi gormek icin. Basaramazlarsa kahrolurum Rijkaard'in gitmesine Galatasarayli olarak ama kovmazlarsa olayi yuzde 80 bitirmis olacaklari icin cok mutlu olurum. Sportif basari bu sene gelirse de kacinilmaz bir sevinc kaplar ama sampiyon olup teknik direktore destek olarak devam etmekte hicbir duzelme/iyilesme goremiyorum ben.

sampi dedi ki...

@ Carvel:

GS icin sampiyon olamamak cok buyuk bir test olur. Projeye sahip cikmak, mimarlarini yipratmamak vs. alinabilecek bir sampiyonluktan daha buyuk anlama sahip. GS taraftari bilincli davraniyor gibime geliyor, uzaktan gozlemim bu. Soyle dusunun, GS takiminda 3 sene sonra futbolu birakacak veya captan dusecek oyuncu yok. Su an ne oynuyorsaniz mislini oynama sansiniz var.

Tahminim Adnan Polat'in baskanligini uzatmasi durumunda olasi basarisizlikta reset cekmezsiniz, cunku son 4 senedir yapip elle tutulur bir sonuc elde edemiyorsunuz.