Dunya Kupasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dunya Kupasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010

Forlan, Navas, Sopa


Gazozuna yapilan, sonunda kaybedenin aglamadigi 3.'luk macina sirf Forlan icin ucundan deginmek istedim. Duz ve sert bir iskeleti olan Uruguay takiminda butun ince isler ustune kaldi. Her turlu son vurusla aglari gormesi zaten basli basina yildizlik mertebesi icin yeterli. Bunun ustune surekli oyunun icinde kalabilmesi, gerektiginde topu kenarlara yayabilmesi turnuvanin oyuncusu secilmesini hakli kildi. Klose'nin rekor kirma olasiliginin Cacau'ya kurban gitmesi uzucuydu. Sol bekin ilk yarida atilmamasi, Perez ve Arevalo'nun Vietconglugu ve Muller'in 2013 Yilin Futbolcusu odulunu alacaginin sinyallerini vermeye devam etmesi macin dikkat ceken yonleriydi.

Finalde iki takimin ustun yanlarini kullanarak rakibini yildirmasina tanik olduk. Ispanya bunu topa hakim olarak, toplu oyunda yuksek enerjiyle bosa kacarak yapiyor. Xavi'nin bu kadar cok topla bulusmasi, onun pozisyon bilgisinin ustun cigerleriyle birlesmesiyle mumkun. Hollanda buna oyun ici sertligiyle karsilik verdi (De Jong'un hadouken'i haric, o biraz Street Fighter'a kaydi). Rotasyonel kasaplik ismini taktigim herkesin sirayla birini bicmesi taktigiyle Ispanya'nin akiskanligini kestiler. Aynisini Real Madrid iki senedir Klasiko'larda yapiyor. Kirmizi kart gormeden kac tane sari kart alabileceklerinin denemesini yaptilar.

Bu kadar faul verip duran toptan gol yememeleri sanslariydi. Sut mesafelerinde Ispanya kabizdi. Havadan da Hollanda daha uzun oldugu icin Ramos'un iki kafa sutu haricinde etkili olamadilar.

Van Bommel ve Sneijder'in onderliginde Hollanda muthis mucadele etti. Macin uzamasi onlarin zararina oldu cunku sarfettikleri eforu 120 dakika surduremeyecekleri acikti. Ilaveten sayisal olarak eksilme ihtimalleri de cok fazlaydi. Zaten macin ilk 10 dakikasini seyreden herkes 22 kisi bitmeyecegini kestirebilirdi. Oyuncu degisikliklerini gec ve karsi hamle olarak yaptiklarindan taze kan saglayamadilar. Bu bakimdan bence macin adami Jesus Navas'tir. Acalim biraz…

Othello'nun tavsiyesiyle takip etmeye basladigim ve okumadigim yazisi kalmayan bir websitesi var: www.zonalmarking.net. Ispanya degerlendirmelerinde surekli olarak ustune vurgu yaptiklari eksiklik hucumda genislik saglayamamalari. Torres merkez oldugunda David Villa sol kenara gelerek bu kanatta oyunu yayabiliyor, ancak sag kanattaki Iniesta surekli ice kacarak cizgiden kaciyor. Bugunku kadroda Iniesta yine kanattaydi (sol) ve Pedro dolasarak oynuyordu. Gobekte olusan kalabalik kisa pas trafigini arttiriyor fakat bitirici pasi uretemiyordu.


Del Bosque bu sorunu Pedro-Jesus Navas degisikligiyle buyuk olcude cozdu. Navas cizgisinde kalarak oyunun aktif alanini arttirdi ve sag kenardan top tasimaya basladi. Ceza sahasina serseri toplar gonderdi. Ama daha da onemlisi Van Bronckhorst'un ustune oynayarak Hollanda solunu yordu. Arkasinda Ramos oldugundan o kanatta Ispanya bariz fiziksel ustunluk kurdu. Bert Van Marwijk karsi hamle yapmaya zorlandi ve 3 oyuncu degisikliginin 2'sini sol cizgide kullanmak zorunda kaldi. Macin sonuna dogru Van Persie'nin dili disardayken bile oyunda kalmasinda Navas'in etkisi cok buyuk. Bu sirada Del Bosque'den Fabregas ve Torres hamlesi geldi. Ozellikle Cesccan orta alanda hareketlilik getirdi ve Hollanda savunmasi delinmeye basladi. Torres circirligini devam ederek yine kendini sakatlamayi basardi. Gunumuzun en ozel 9 numaralarindan biri maalesef Premier Lig temposuna kurban gitmek uzere.

Iki takimin basit pozisyonlari gole cevirememesi belki de cok daha guzel bir mac seyretmemizi engelledi. Ozellikle Ispanya'nin geri dusunce nasil tepki verecegini cok merak ediyordum. 116. dakikada gelen golun yikimi, genel yorgunluk ve Ispanya'nin top tutabilme ozelligi nedeniyle dramatik bir son olamadi. Ispanya'nin ust uste Avrupa ve Dunya Kupasi'nin eleme asamasinda gol yememesini ayrica degerlendirmek gerekir. Poposu yere yakin, topla hasir nesir ve hizli bir oyuncu grubunun rakiplerini yorarak ve yildirarak kazandigi helal kupalardir. Umuyorum ki Xavi'yi etrafindaki genclerin gelismis halleriyle beraber 2014'te seyretme olanagi buluruz.

Robcan yegenimin benimsedigi bazi Turk deyisleri vardir. En cok da "God has no stick" lafini sever. Lig Tv'den kovulmak, Yenikoy kasabi, tarihinde ilk defa DK kazanan ulkenin teknik direktoru olmak. Ilahi adalet sampi.

4 Temmuz 2010

Pit Pit


DK 2010 Torres'i ile 2009-2010 Nihat'i arasinda benzerlikler var. Sakatliktan cikip antrenman eksikliklerini kapayana kadar takimlari uzerlerine kurularak buyuk sorumluluk bindirildi. Ikisi de isimleri kadar oynayamamanin stresiyle verimli olamadi. 1960'larda sisman ve formsuz Puskas sahada dolanip ayagina gelen topu tavana yapistirabilir belki ama asiri efor gerektiren modern futbolda en ufak sakatlik sizi siradanlastiriyor. Torres'in 45 mac oynayip 30 gol attigi tek forvet kullanim kilavuzu sezonlariyla su hali arasinda Nobre'yle Bobo arasindaki kadar fark var.

Ispanya'nin Barca temelli ve Real Madrid destekli iskeletinin oyun modeli "pit pit futbol". Poposu yere yakin adamlarin hizli paslasmalari ve rakip savunma hattinin dengesini bozucu kosu yapmalarina dayali hucum plani olarak ozetleyebilirim. Torres saglikli oldugu zaman herseyi mukemmel yaptigindan hem buna uyup hem de ileride takima zaman kazandiran top saklayici olabiliyordu. Ancak mevcut formu nedeniyle varligi en ucta yavaslamaya neden oluyor. Ispanya'nin buldugu golde 1.70'lik dort adam Family Guy'daki Stewie kosma sesleriyle depar ustune depar atti ve sonunda inceldigi yerden koptu. Bana kalirsa turnuvanin sonunu gormek icin en azindan 4 pit pit'li duzene donmeleri gerekiyor.

Paraguay'in pek renkli olmayan ama oldukca efektif alan savunmasi sayesinde gunun ilk macinda gormedigimiz bir cekisme yasandi. Pique'nin embesilce yaptigi penaltiyi kullanan Cardozo tarihi misyonunun altinda ezilmeseydi son yarim saat cok daha heyecanli olabilirdi. Ulken ilk defa DK'da yari finale cikacak ve karsinda efsane Iker Casillas var. Oyun durmus, herkes senin ayagina bakiyor. Belki oyunun akiskanligi icerisinde heyecanini uzerinden atabilirsin ama penalti noktasina dikilmisken hayat duruyor ve muthis bir baski olusuyor. Mac sonunda o kadar aglamasina gercekten uzuldum, kendisini fazlasiyla sorumlu hissediyor haliyle.

Paraguay'in elemelerde gosterdigi basaridan sonra DK'da derli toplu oynamasini takdirle karsiladim. Beraber oynamaya alisan ve birbirlerine bu kadar yardim eden bir oyuncu grubunu, oynadiklari futbol ne kadar standart olursa olsun her zaman begenerek izlerim. Gozumde bir Fulham imaji yarattilar. Valdez'in attigi bana gore nizami olan gol ile one gecseler buyuk ihtimalle inanclari cok artacakti.


Ispanya'nin yari finalde sansi olmasi icin Xavi'nin gobege daha yaklasarak Ozil-Schwein-Khedira uclusune defansif olarak karsilik vermesi gerekecek. Muller'in olmamasi buyuk avantaj, yedegi Trochowski'nin onun kadar dolasarak ve yipratarak oynayacagini sanmiyorum. Muller/Capdevilla eslesmesinden Ispanyollar zarar gorebilirdi. Cift capali dizilisleri test edildiginde pas yapma ozelliklerini kaybediyorlar. Diger bas agritacak ozellikleri ise Pique ve Puyol'un (ozellikle Carloscan) Barca'dan alistiklari uzere top kesmek icin kendilerini ileri atmalari. Isvicre macinda Puyol'un topa kaleden uzakta mudehale etmek icin yerini bosaltmasi pahaliya patladi. Klose, ki kendisi seyrettigim en zeki forvetlerden biridir, onu gezmeye cikarirsa araya girecek ekstra kosularin eslesilmesi gerekir. Alternatifi Upsonvari bir sekilde adam kovalamaktansa alan savunmasi gecislerini yapip stoperlerin ceza yayindaki bolgelerini terketmemesidir.
Gonlum Paraguay masalinin bitmesini istemese de turnuva oncesi favorim Ispanya ile turnuva sirasi favorim Almanya'nin eslesmesi futbol bakimindan daha doyurucu olacaktir.

Son Belesci: Gonzalocan


Kalabalik orta saha, ataga cikan bekler, savunma butunlugunu saglayan hucumcular, iletisim, cabukluk, Almanya modern futbolun butun dogrularini yapti. Fizikman o kadar ustunler ki pozisyon yaratmasi gereken "10" numara rolundeki Mesut Ozil bu macta 11 km'ye dayandi. Her bakimdan ders niteliginde bir oyun oynadilar. Belki 1982 Brezilya'si gibi 30 metreden fuzeler, voleler, rovasatalarla jeneriklere malzeme vermiyorlar ama onlardan cok daha efektif olduklari ortada. Milli takimlar bazinda 2008 Ispanya'si ve 2002 Brezilya'si gibi zamanlarinin sancagi olma yolundalar. Isin en ilginc tarafi bunu 25 yas ortalamasiyla becermekteler.

Geoid Maradona'nin Arjantini bana gore kesinlikle basinin abarttigi oyuncu kalitesinde degil. Messi, Tevez iyi hos da ayni takimda Otamendi kazmasi da bulunuyor. Elemelerdeki durumlarini mazur gorebiliyorum cunku Avrupa'da oynayanlarin eksikligi nedeniyle kadro butunlugu saglanamiyor. Ancak buyuk turnuvada bu kadar daginik olmalari affedilir degil. Maradona egzantrik kadro secimi ve hallac pamugu taktikleriyle yumruk manyagi oldu. Eger risk alip normalin disina cikarsaniz (Cambiasso, Zanetti, Walter Samuel, Milito secimleri gibi), hata yaptiginizda dirdir cok olur. Aynisini Mustafa Denizli de yapmaya bayilir; tutunca dahi, tutmayinca sayfalarca elestiri haliyle.

Maradona'nin bu secimlerinin arasinda benim de katilmadiklarim var. Ornegin cift forvet + 10 numara, 2010 yilinda kaldirmasi cok zor bir kombinasyon. Ozellikle bunlardan bir tanesi kendi yari sahasina bir tek santra yapmak icin gelen Higuain ise efor cok dengesiz dagiliyor. Mascherano'ya binen yuk Atlas'a binmedi. Masch o kadar muthis bir tutucu orta saha ki yaptigi sayisiz kayarak mudehaleye ragmen atilmadi. Ona ragmen gobekteki rakamsal eksiklik ve Alman aciklarinin emegi maci yarisma duzeyine cikarmadi.


Mac bittikten sonra sallamak kolay elbet ama kafamda kurdugum mac oncesi analizde deginmek istedigim ana basliklar sunlardi:

1) Robbie Fowler/Jardel tipi top gelince yazan, gelmeyince silik oynayan forvetlerin modasi gecti. 2009-2010 sezonunun en iyi forveti Milito'nun Higuain'e tercih edilmesi gerektigini dusunuyorum. Gonzalocan Xerez'i buldu mu yazar elbet, ama verimli olmasi icin macin rakip ceza alaninda gecmesi lazim.

2) Cambiasso'suzluk orta saha direncine darbe vuruyor.

3) Messi'nin onunde iki forvet oldugu zaman oyun alaninin daraliyor. Alman 4-2-3-1'ine karsi en etkili ilacin Mourinho dizilisli bir 4-3-3 oldugunu dusunuyorum her oyuncunun karsiligi oldugundan. Ozellikle sag kanatta Boateng teke tekte yakalanirsa ekmek yenilebilir. Ileride Milito tek, sag kenarda Messi, sol kenarda Tevez'le savunma bilinci yuksek bir 11'i kesinlikle tercih ederdim.

Bastian Schweinsteiger Van Gaal'in onu orta sahaya devsirmesiyle cok buyuk ilerleme kaydetti. Piyasaya ciktigindan beri vasat ustu gucu ve kondisyonu vardi ancak adam olacak cocuk sinifini atlayamamisti. Yer tutma ve oyunu genisletme yeteneklerini gobekte cok daha iyi sergiliyor ve surekliligi on plana cikiyor. Yeni partneri Khedira da yuksek enerjili oyunuyla basarili bir sekilde eslik etti. Kendisinden beklemedigim cikislarla ozellikle ilk yarida Arjantin ceza yayinda fazla bir opsiyon sundu. Lahm'in oyuna agirligini koymasina ragmen skorun sol kanattan artmasi ironik oldu. Tabelaya centik saglamadi belki ama 9/10'luk bir performans gosterdi. Heinze'yle bire bir kalinca biri yuruyor, oburu kosuyor gibi duruyordu.

Almanya teknik, taktik, fizik, istek vs. butun karelere centik atarak bileginin hakkiyla ilerliyor. Podolski pas arasi yapmaya geri gelip, topu alamayinca deparla Boateng'in kademesine giriyorsa, Higuain efendi daha cok top bekler beleste.

30 Haziran 2010

Ispanya - Portekiz

Chicago Buyuksehir Belediyesi'nden binanin tamamen kullanima hazir oldugunu gosteren Certificate of Occupancy belgesini kapinca ogle yemegimi Portekiz – Ispanya macini seyrederken yemekte sakinca gormedim. Bir yandan taseronlara talihsiz aciklamalarda bulundugumdan ve karadutu taka motoru gibi calistirdigimdan Torres'in kazmaligini goz ucuyla suzebildim, ama yine de maci seyretmis sayiyorum kendimi.

Ispanya'nin Avrupa 2008'de kanitladigi uzere tek merkez + coklayici forvetlerle oynamasi optimal. Eger uzun top oynamiyorsaniz birbirine yakin, ayni hatta iki santrafor cok kaciyor. El Nino dizlerini eline alinca pek toparlanamamis gozukuyor. Yine de ismiyle ve gecmisiyle sahada olmasi gerektiginden Villa'yi sahaya koymanin yolu sol aciktan gecti. Kendisi cok formda ve diri. Suratiyle son cizgiye calim atabiliyor, sutorluguyle iceri kacip kaleyi bulabiliyor. Su an itibariyle Xavi, Puyol, Casillas gibi agir toplarin onunde turnuvaya olan etkisiyle.

Torres'in yerine pivot ozellikli Llorente'nin girmesi iki bakimdan Ispanya'nin futbolunu gelistirdi. Birincisi Llorente fazla dolasmadan stoper kucaginda kalan eski tip forvet oldugundan Ispanya'ya top sisirme opsiyonunu sundu. Formda bir Torres elbet bunu yapabilecek kapasitede, ancak henuz gucu yerinde olmadigindan bu alanda Llorente'nin avantaj sagladigini dusunuyorum. Birkac kez sisik toptan faul almayi becerdi. Ikincisi yorgun bir Torres'in yerine diri bir Llorente'yi her zaman yegdir. Futbolda artik "olusunu oynatirim" devri bitti. Bilegini tutan Rooney'in Nobre'ye donustugu bir ortamda fizik gucunun alternatifi yok. Muhendislikte suphede kalinca limit alma durumu vardir. Bu durumda halisahaya oyuncu secerken onceligi bacagi kirilmis bir Torres'ten ziyade Redman'e verecegimi belirteyim.

Bana kalirsa Ispanya'nin Barcelona'nin 2008-2009 yilindaki dizilisiyle oynamasi en hayirlisi olur. Geri dortlu + kaleci'ye dokunmuyorum. V seklindeki gobekte en geride elmas kesicisi Xabi Alonso, uclarda Xavi ve Iniesta'yi kullanirdim. Mevcut diziliste bu ikilinin yaklasmasi ancak Iniesta'nin cok fazla iceri gelmesiyle ya da Xavi'nin kanada gelip merkezi rolunu aksatmasiyla mumkun. Sol acikta bomba transfer yapan David Silva, sag tarafta Jesus Navas tercihimdir. Tek santrafor olarak tavan yapan David Villa uygundur. Bu takimin Del Bosque'ninkinden en buyuk farklari hucumdaki genislik ve ortasaha eslesmesinde bos kalan adamin Busquets yerine Xabi Alonso olmasidir. Ispanya rakip yari alana pas yaparak yerlesiyor, bunun bir onlemi yok. Ancak gomulen rakipler orta saha oyunculariyla eslestigi zaman onunde alan kalan tek kisi Busquets oluyor (stoperlerin oyuna dahil olmadigini varsayarak). Busquets'in takozluguna lafim yok, ancak skora centik atmaya donusecek atak baslatma becerisi yok. Futbolun evrimiyle ilgili 10 numara tipi oyuncularin bir hat daha geri gidip Pirlo'lasmasina dair beklentim var bu nedenle. Gecen sene Delgado'ya yer bulmak icin Besiktas'a da onermistim hatta.

Portekiz'i "yeni Italya" olarak degerlendirdim genel olarak. Cok kati savunma, muthis stoperler, savunma onu kasap (Pepe), en ilerde muthis forvet (Ronaldo) ile bana Serie A'nin dunya futbolunu domine ettigi zamanlardaki takimlari hatirlattilar. Top tutamayinca Ronaldo ileride fazla yalniz kaldi ve bitirici top surme denemelerini kalenin asiri uzaginda yapmaya zorlandi. Ceza yayinda top aldiginizda 2 kisi gecip pozisyon yaratma sansiniz vardir. Ancak topu kaleden 40 metre uzakta alip 6'ya 2 hucum edince, kademeyi cok iyi yapan Ispanya'ya karsi uretken olmaniz pek mumkun degil.

Ha bir de unutmadan, biz Del Bosque'yi de kovmustuk, degil mi?

29 Haziran 2010

Shaq Adamsa Ingiltere'yi Sampiyon Yapsin



Dunya Kupasi'ni gectigimiz haftasonuna kadar kiyisindan kosesinden takip ettim. 17 gunde 10,000 km'lik road trip futbolun onune gecti haliyle. Birgun inanirsam buraya yazar birkac resim serpistiririm.

Futbolsal gundemime tarihe taniklik ederek geri dondum. Simon Kuper'in Soccernomics kitabinda Ingiltere'nin neden kaybettigini aciklamasini okumanizi tavsiye ederim. 6 fazli bir ozete surdan ulasabilirsiniz (yazinin mactan once yazildigina dikkat cekerim). Ingiltere'nin buyuk turnuvalarda katastrofik sekilde elenmesi olaydir. Tokadin Almanya tarafindan vurulmasi ve topun tamaminin cizgiyi gecmesi geyigi nedeniyle canli seyrettigimiz macin ozeti, TRT'nin sunacagi (buyuk ihtimalle Omer Urundul'un sunacagi) 2050 DK'ya Genel Bakis isimli dandik programin bir parcasi olacaktir.


Ingiltere'nin bana kalirsa 2 tane el freni vardi. Birincisi tum oyuncularin yari yil tatili olmayan ve en fizikli lig olan Premiership'te oynamasi. Bunun karsiti olarak sene boyunca yipranmayan Luis Fabiano, Elano gibi oyuncularin maksimumda oynayabilmelerini gosterebiliriz. Ikincisi Mourinho'nun sahanin gobegine 3 kisi koyarak futbol tarihini degistirmesine ragmen nispeten duz bir yandan yemis 4-4-2 ile sahaya yayilmalari.


Rooney'in bilegi nedeniyle fizik gucunu oyuna yansitamamasi Ingiltere'yi cok kisirlastirdi. Kendi ceza alanina kadar adam kovalayan buldozer yerine ileride beles bekleyen statik bir oyuncuya donusunce Ingiltere'nin kontrol edilmesi kolaylasti. Almanya, vasat stoperleri olmasina ragmen Defoe ve Rooney ikilisine ustunluk kurdu. Modern futbolda artik 3 cizgide dizilmek gibi bir durum sozkonusu degil. Futbolcular cok fazla kosuyor ve bu durumda ayni hatta 4 kisi icin yeterince genislik kalmiyor. Soldan saga Nike amblemi gibi dizilen Gerrard-Barry-Lampard-Milner surekli olarak dengesiz gozuktu. Cift forvetin getirdigi sayisal eksikligin olmazsa olmaz telafisi on stoper ile oynamamak, Ingiltere defans hattini Alman forvet hattiyla desteksiz eslesmeye itti. Barry'nin daha merkezi ve geride kalmasi ona dalgakiran rolu verebilirdi. Ozellikleri demode Ingiliz tipi forvet Heskey gibilerini tutmaya elverisli Upson'in hareketli ve zeki forvet Klose tarafindan kenarlara cekilmesi nedeniyle ceza yayinda buyuk bosluklar oldu. Ozil, Podolsko ve Muller gibi zamanlamasini iyi ayarlayan coklayici forvetler maden buldu haliyle.


Ingiltere'ye Adali gibi oynamayi torpulemek icin giden Capello'nun 1993 model Watford futbolu oynatmasina inanamadim. Oyuncu kalitesi farkinin getirisi, kolektif akil getirisinden daha dusuk oldugundan Almanya gule oynaya turu gecti. Bunu yaparken onlardan ders alinmasi gereken onemli seyler var. Teknik patron Low isine Klinsmann'in yardimciligindan geldi ve milli takimlarda 6. senesi. Takimi taniyordu ve takimdaki genclestirme operasyonunun bir parcasiydi. Milli takimda devamlilik cok onemlidir cunku senede 15 mac yaparsiniz. Fatih Terim'in yardimcilari Hiddink'in gorevine talip bile olamadilar (bu gorev Yilmaz Vural'a dustu), cunku tercih yapilirken iki uc jenerasyon sonrasi dusunulmuyor. Almanya mumkun oldugunca oyuncularin rollerini degistirmemeye calisiyor. Ornegin daha formda olan oyuncular varken bile Podolski sol aciktaki yerini koruyabiliyor. Son olarak da forma agirligi kazanilmasinin ekmegini yiyebilmelerine hayranim. Bern mucizesinden, Beckenbauer'lerden bir gelenek yaratmayi basardilar. Almanya liginin kalitesi dustugunde bile her turnuvaya favori olarak katilabiliyor cunku beyaz forma siyah sortun bir agirligi var.


Mactaki verilmeyen gol muhabbeti fazlasiyla yapildi, ustelemeye gerek yok. Kalecileri sasirtan balonvari dikissiz top, hakemlerin telsiz takim taklavati, futbolcularin giydigi 3.5 gramlik titanyum ayakkabilar teknoloji degil boru herhalde Blatter'in gozunde. Benim onerim prostat kontrolunun ayda bire dustugu yaslardan itibaren emekli olunmali, yoksa cok sacmalanabiliyor.


Mesut Ozil'in zeka ve yeteneginin farkindaydim. Ancak bir sonraki seviyeye gecmesi icin kendisini fizikman gelistirmesi gerekiyordu. Bundesliga iyi bir tarti olmadigi icin evrenselligini olcmek zordu. Ancak Dunya Kupasi'nda Ghana'ya karsi bile ezilmeden oynayabildigine ve Barry'ye topuklarini gostertebildigine gore Mesut'a "olmak uzere" sertifikami verebilirim. Umarim kisisel gelisimini devam ettirir ve dunya futboluna oyun zekasini daha ustun liglerde sunmaya devam eder.


Ha bir de unutmadan, biz bu Low'u 2. oldu diye kovmustuk, degil mi?

11 Eylül 2009

Ders

Oncelikle sunu soyleyeyim ki Hirvatistan, Turkiye'nin oynamadigi bir turnuvada tutacagim ilk takimdir buyuk ihtimalle. Modric, Corluka, Srna, Krancjar, Rakitic, Olic, Petric, Simunic, Eduardo - hepsi cok iyi futbolcular. Runje'den dolayi da kendilerine ayri bir sempatim var. Ancak asil hosuma giden Slaven Bilic'in bu isimlerden ortaya cikarmis oldugu karisim. Kesinlikle parcalarinin teker teker toplamindan daha degerli bir butun var ortada ve 3 senedir cok guzel isler yapiyorlar. Hirvat teknik adamin EPL'de milyonlarca Euro maas alabilecekken cok daha ufak bir ucrete ulkesinin milli takiminda calismasi da takdir ettigim bir baska konu. Keza herseyin para ile olculdugu gunumuz futbolunda boyle gonul insanlarina cok ihtiyacimiz oldugunu dusunuyorum. 

Iste o Bilic hafta basinda, Capello'nun, Ingiltere'nin basina geldikten sonra takimin icindeki Ingiliz mucadeleci ruhunu oldurdugunu ve Wembley'deki macta bundan yararlanacaklarini anlatiyordu medyaya. Bu soylediklerine ne kadar inandigini bilmiyorum, belki de Ingilizler'in favori tabiriyle mind games, yani rakibiyle akil oyunlari oynama cabasindaydi. Ancak bildigim bir sey var ki o da karsisindakinin kim oldugunu cok olcup bicmeden konustugu. Cesaret iyi seydir elbet, ama bazen de iki kere dusunmek lazim. Kafa tuttugu adam Capello'ydu sonucta - gunumuz futbolunun belki de en buyuk winner'i. 

Neyse cok uzatmaya gerek yok, mac rahat bir Ingiltere performansinin ardindan 5-1 bitti. Capello, ilk macta Walcott ile yaptiginin cok benzerini bu sefer de Lennon ile yapti ve Hirvatistan'in yumusak karni olan savunmasinin sol kanadinin uzerine oynattigi suratli sag acigi ile rakibini paramparca etti. Sasirdim desem, yalan soylemis olurum. Bilic de dersini almis olacak, mactan sonra "Ingiltere Dunya Kupasi'ni kazanabilir" demis. Hos gormek lazim, boyle hatalar yapilmadan buyuk teknik direktor olunmuyor zaten.  

O zaman blogumuz yoktu, olmadigi icin de yazamadim tabii ki. Ancak Capello'nun Ingiltere'nin basina geldigi gun Sampi'yi arayip, "Ingiltere Dunya Sampiyonu oldu" demisligim vardir. Yanlis da anlasilmasin, cok dahiane bir tahmin oldugunu dusunmuyorum acikcasi. Iskeleti Ferdinand, Terry, Lampard, Gerrard, ve Rooney'den olusan ve basinda Capello'nun oldugu bir takimdan bahsediyoruz sonucta. Sahi, Capello demisken, O'nun calistirip da sampiyon yapmadigi takim var mi bugune kadar?