Turk Spor Basini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turk Spor Basini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2010

Terso Gurcan


"Alex Lille maçından yorgun. O gece de ilk yarıda görevini fazlasıyla yapmış. Daum, oyundan düştüğü son 15 dakikada Alex'i çıkarıp bir taze kuvvet oyuna alsa, Bursa maçı büyük ihtimalle kazanılırdı." - Omer Urundul, Sabah Gazetesi - 2 Mart 2010.

"Cristian ve Deivid kulübede. Demek ki oynayabilirler. O zaman çevir sistemini üçlü defansa. Forveti ikili yap... Alex arkalarında oynasın. Var mı Vederson ve Gökhan gibi hücum beki kimse de? 3-5-2 mi çağ dışı, yoksa rakibi ve maçı farklı düşünüp, farklı davranamamak mı?" - Gurcan Bilgic, Sabah Gazetesi - 1 Mart 2010.

Orduyla iktidarin birbirine girmesini takip etmek icin dolanirken Sabah gazetesi internet sitesinde rastladigim Gurcan Bilgic yazisina hayran kaldim. Yaziya link vermek icin aksam tekrar girdigimde bu sefer Omer Urundul'un muhtesem yorumlarina denk geldim. Mac kaybedince teknik direktor secimlerinin aksini iddia etmekten oteye gitmeyen counterfactual argumanlarla hala para kazanabiliyor bazi capsiz yazarlar. Hani iyisini yapsalar neredeyse "What If" serisine girecekler (her bolumunu farkli bir tarih profesorunun yazdigi bu kitaplar, tarihsel kirilma noktalarinda - 1. Dunya Savasi'nda Almanlar galip gibi - farkli sonuclar alinsa gunumuzun nasil etkilenecegini irdeliyor).


Teknik direktorlugu tahtaya bir dizilis koyup X'lerin altina oyuncu ismi yazmaktan ibaret goren cahiller hala kendilerine kose bulabiliyor. FB en son ne zaman 3'lu savunma oynadi hatirlamiyorum bile. Lille macindan sonra 3 gun gecmis. 3-4 antrenmanla sarkik liberoya gecen bir tek Mustafa Denizli olabilir dunyada. Bir de Lucescu hazirlik macinda perisan olduktan sonra Ronaldo'yu ortaya cekmisti, ama o sezonun kalanini 3'lu oynamisti zaten.

Savunma tandeminde Lugano haricinde ust duzey elemani olmayan takimin 3 stoperi neresinden cikaracagi muamma. Alex'li bir duzende ileri hatta 2 kisi bulundurma luksu de ortasahanin gobegindeki oyuncularin apaciligine bakar. Emre o sertligi saglayabiliyor ama ona uyum saglayacak fiziksel kalitede sadece duztaban Deniz Baris var.

Omer Urundul'un maddi gucuyle medyada kendine yer ettigi soylenir hep. Aslini bilmiyorum, ama torpilden baska bir turlu spor yazarligina gelmesi mumkun degil. Sonuca bak, tersini soyle, onu yapsa kazanirdi diye iddia et. O zaman ben de diyebilirim ki Alex'i cikarip "taze kuvvet" alsaydi - ki taze kuvvetin kim oldugu belirtilmemis - Ertugrul Saglam karsi hamle olarak oyuna taptaze kuvvet almak suretiyle Daum'u mat ederdi. Urundul Bey aksini ispatlasin bakalim.


Kaynaklari genis, cok satan bir gazetenin kafasi calisan, analitik analiz yapabilen insanlara yatirim yapabilmesi lazim. Ornegin IBB sezon boyunca ortalama kac km kosuyor, buyuklerle oynadigi maclarda ne kadar kosuyor? FB'de Agustos'tan bu yana 25. macini oynayanlarla 15. macini oynayanlarin test sonuclari sezon basi degerlerini buluyor mu? Mesela bu test Koch'un antrenman dozajini ayarlayip ayarlayamadigini olcebilir. Cok mac yapan adam senenin basindaki kadar diriyse, 15. macini oynayan geriye gitmisse yetersiz antrenmana isaret olabilir. Keza 15. macini yapan aslan gibiyse, 25. yapan civavaya donduyse Daum'un rotasyonu eksik yaptigi iddia edilebilir. Teknik direktor elestirilebilir. Ancak elestirinin ici dolu olmali, mumkunse verilerle desteklenmelidir. Obur turlu sallamaktan oteye gecilmez.

Ozellikle Omer Urundul'un vardigi sonuca hayran kaldim: "Bütün iş, bence çok radikal bir karar verip, Daum ile hemen yolları ayırmak ve yönetimin hiçbir baskısı altında kalmadan teknik adamlık yapacak birisini Fenerbahçe'nin başına getirmek."

Su anki FB kadrosu Daum'un degildir. Zico ve Aragones donemlerinde yonetim suzgecinden gecip, Daum tarafindan yamanan bir kadrodur. Eger ona en az iki sene (ki bu yaklasik 5 transfer daha anlamina gelir, takimin yarisinin sifirlanmasi demektir) sure vermezseniz, o zaman mevcut kapasitenin ustune koyamazsiniz. 50 senedir hoca kovuluyor, 50 senedir birsey degismiyor. Bir kere yonetim $100 m'luk butceli takimi teslim edecek kadar guvendigi adama 8 ay bile dayanamayacaksa o zaman kendini inkar etmis olur. Rahat birakin su adamlari da islerini yapsinlar. Daum'un FB'deki 3. sene kadrosunu hatirlayin: Aurelio-Appiah-Tuncay-Alex-Anelka. Bunu Daum'un ilk seneki kadrosuyla karsilastirin. Eksikleri kapayarak, oyunculari gelistirerek nereye vardigi ortadadir. Delidana Tuncay'dan kanat forveti Tuncay'a metamorfoz Daum'un katalizasyonuyla mumkun olmustur. Ona bu firsati vermeyecekseniz bosuna dovizleri heba etmeyin. Kontratini mac basi yapin, ziyan olmasin memleketin kaynaklari.


Benim de Sabah gazetesine onerilerim var. Urundul'un 2. paragrafinda onun yerine Noat Samisa girse okuyucular 5'e katlanirdi. Herr Gurcan'la Mosyo Urundul'u kovun. Avrupa'dan Simon Kuper gibi super yildiz yazar getirin. Eger yazilari tutmazsa bu sefer Turk liglerini bilen, okuyucunun kimyasindan anlayan Selcuk Yula gibi yerlileri ise alin. Yuruyedur Cos(x).

Futboldan iki kisinin anladigindan eminim. Biri benim, digeri Omer Urundul veya Gurcan Bilgic degil.

2 Haziran 2009

Edouard Cisse


Okudugumuz haberler dogruysa Cisse yonetimin sezon ortasindaki hareketleri yuzunden (devre arasinda satis listesine konmasi, Fink transferi soylentileri vs.) kirginmis ve ayrilacakmis. Medya ve Besiktas taraftari da cok anlayamadi zaten Cisse'yi. Gariban adam tam 1 sezon boyunca onunde Delgado, saginda Serdar Ozkan, solunda Tello, arkasinda da bir Zan-Toraman-Baki-Uzulmez-Ali Tandogan-Diatta kombinasyonu ile dunya standartlarinda savunma yapmaya calisti. Olmayinca da, bizim topcunun kumasindan 5 dakikada anlayan buyuklerimiz kalkip "Cisse de topcu mu yahu?" deyiverdiler. Degerli medyamizdan bir kisi de kalkip "Bu adam Sampiyonlar Ligi'nde final oynayan takimin direk topcusuydu. Yillarca Fransa'da, Ingiltere'de ust duzey futbol oynamis, hala siz neyi tartisiyorsunuz?" demedi. Ne zaman ki Besiktas arkasina Sivok'u, biraz onune de Ernst'i koydu, o zaman Cisse 'mucizevi bir sekilde' form tutuverdi. Dgrusunu soylemek gerekirse, Cisse'nin yerinde olsam, ben de ugrasmaz bunlarla (yani bizimle), pasa pasa ulkeme donerdim. Ama yine de cikmadik candan umut kesilmez. Belki ikna ederler bir sekilde de Giunti-Tayfur sonrasinda cok ozlemini cektigimiz su saglam orta ikiliyi en azindan bir yil daha da seyredebiliriz.






Cisse ile Ernst'in sezonun ikinci yarisinda oynadiklari futbol kadar dunku kutlamada yaptiklari koordine yumruk sovu da cok hostu. Biri siyah, digeri beyaz hem birbirlerinin yanina hem de Besiktas'a cok yakisiyorlar bence.

Not: Goruntulerin kalitesi cok kotu, kusura bakmayin. Hicbiryerde bulamadim cekilmis resimleri o yuzden kendi aldigim screenshot'lari koydum.

31 Mayıs 2009

Cap Dusmani Turk Spor Basini ve Alternatifi


Gazetelerin spor sayfalarini okumayi birakali birkac ay olmustur. Sirf Besiktas sampiyon oldu diye Vedat Okyar (kendisi bildigim kadariyla hastaliklariyla ugrasmaktadir ve morale ihtiyaci vardir) ne hissetmistir, ne yazmistir merak ettigimden Vatan gazetesinin 31 Mayis tarihli sayfasini internetten actim. Yukarda gordugunuz resim oradan alintidir. Okuyucusunu bu kadar kucumseyen, bu kadar aptal yerine koyan baska bir basin guruhu var midir bilmem. GS'nin Daum'a taktigi penceyle GS'nin yeni hocasinin (Gerard Houllier) aciklanmasi ayni sayfada, capraz bicimde konulmus. Ayiptir, aldiginiz maaslar haram olsun size beceriksiz, capsiz, basiretsiz medya maymunlari.


Benzer bir kellik, fodulluk, ustelik eblehlik de BJK'nin gecen hafta kazandigi derbiden sonra hem Hurriyet, hem Sabah'ta sergilenmistir. Her sene sampiyonluga cok yakinken oldugu gibi "bilmem kim sampi..." obegi kullanilmis. Yaraticiliktan uzak oldugunuzu biliyoruz da okuyucuya saygisizliktir artik bu. Benim zaten blog okumaya, daha sonra da Redman'in de tesviki ve destegiyle yazmaya baslamamin nedeni bu kolayci ve basit basin dunyasindan ote birseyler aramamdir. Benim takma isim olarak kullandigim Sampi aslinda bir tezat esprisidir, kliseyle dalga gecmedir, yeri gelmisken soyleyim. Ilker Ates, Esat Yilmaer, Alaattin Metin'den copluk okuyacagima Borges'ten bir Felix Magath veya Uli Hoeness analizi, Noat Samisa'dan Premier Lig maci degerlendirmesi, Stalker'dan sosyal sinif ve futbol yazisi, Othello'dan futbol esprisi, Tardini Bufe'den Ertugrul Saglam'a kredi verilmesine rastladim blog alemi sagolsun. Ayriyeten genel olarak okuyan/yazan insanlar oldugu icin blog camiasinin tali genel kultur katkilari da oluyor. Mesela Borges Pasa'dan Cingeneler Zamani filminin sarkisini ogrenmemden mutevellit filmini merak edip seyrettim. Noat Reis sagolsun Kore filmlerine dadanip Old Boy'u tekrar kesfettim, hayatim guzellesti. Tante Rosa'nin Tanri Kent filmine dair paragraflarini okuyunca filmi yeniden izleyip kacirdigim bazi noktalari yakaladim.

Bir sekilde basinda yer etmis Ibrahim Altinsay ve Ugur Meleke gibi adamlar olmasa zaten sporla ilgili yerel yazili basini takip etmenin hicbir getirisi yok. Neyse, ben yine okurum bloglarimi, begendiklerime de Futbloglardan +1'i cakar populer yaparim. Ciplak bayan resmi alti "Vay be yavru" postlarina da -0.3'leri yapistiriyorum bos olduklari icin, Figo'nun karisi haric. Ona +1.

15 Nisan 2009

Xavi'yle Iniesta Yanyana Oynamaz


Cocuklar (Xavi & Iniesta) kendi caplarinda kosusturuyor ve Katalan milliyetciligi sayesinde Barcelona'da forma bulabiliyorlar ama bu capsizliklarini saklamakta yetersiz. Bir kere hava hakimiyetleri zayif. 10 metrelik bir dairede donup dolasip yandaki bos adama pas atiyorlar. Sut desen yok, calim sifir. Top teknikleri kisitli. Mucadeleyle top kazaniyorlar ama pasor ozellikleri olmadigi icin takim ayaginda top tutamiyor. Nou Camp'ta bile mahkum ve edilgen futbol oynaniyor.

Barcelona zaten kapanan takimlari acmakta zorlanan bir ekip. Kesinlikle iyi bir 10 numara almalari lazim. Iyi futbol iyi topcularla oynanir.

Guardiola stajyer hoca. Bu yasta bu kadar sorumlulugu kaldiramiyor, iyi antrenman yaptirmiyor. Takimin 40. dakikadan sonra oyundan dusmesi bu sebeptendir. Henry'den sol acik mi olur? Messi'nin de vucut dilinden belli yerinden memnun olmadigi. Tecrubelenmek icin ilk 11'de oynayabilecegi Iber takimlarindan birine kiralik verilmesi lazim. Gece kulubune gitmis zaten gecen gun, kadro disi birakilirsa yeridir.

Basiretsiz yonetici Juan Laporta'nin Puyol'a nerede duracagini gosterebilecek, defansta beyin rolu alabilecek oyuncu aradigi, Gokhan Zan'a Dani Alves + 7 m Euro teklifinde bulundugu belirtildi. Yildirim Demiroren'in parayi cok buldugu, 5 m Euro'da israr ettiginden gorusmelerin simdilik tikandigi basina yonetim tarafindan sizdirildi. Juan Laporta'nin Demiroren'le alisveris yapmanin ne kadar surreel oldugunu kavrayamadigi ve pazarliklar sirasinda panik atak gecirdigi soyleniyor.

Barcelona'nin toparlanmasi icin kadrodaki tek lider vasifli oyuncu Victor Valdes'in etrafinda tamamen yeni bir takim kurulmasi gerekiyor. Alt yapidan iyi bir oyuncu cikmayali seneler oldu. Tek cozum transfer. Bununla da kalmayip tiyatro seyretmeye gelen seyircilerin arasindan siddet egilimli kisiler secilip bedava bilet verilerek kavgaci cikar gruplarinin olusturulmasi ve atesli taraftarlara kavusulmasi lazim. Nou Camp'in yikilip yerine Barcelona'ya yakisir modern bir stad yapilmasi icin sehir belediyesi ve spor bakanligina ziyarette bulunup rant pesinde kosulmalidir. Hakemlere sahip cikilacaginin aciklanmasiyle takimin ince duduklerle kiyilmasina bir son verilmelidir.

Tabii ancak mafya liderlerine vize cikartan Johan Cruyff parazitinin temizlenmesiyle yapilacak isler bunlar.

Ayriyeten Berbatov hakikaten adam degil.

- Turk Spor Basini