Hakikaten birseye benzemiyor bu stadda maclar. Bir haftada Olimpiyat Stadi'nda iki mac bunyeye fazla geldi acikcasi. Burada nasil Olimpiyat duzenlenecegini ise hakikaten kestirmek mumkun degil. Bu kadar ruzgarda nasil disk/cirit/gulle atilir bilemiyorum. 100/200/400 metre Dunya Rekoru kirilsa ruzgar katkisi sebebiyle gecersiz sayilir. Muhendislik adina tam bir yuz karasi bu stad ama bu kepazelik zaten basli basinda ayri bir yazi konusu. Bugun icin tek tesellim Besiktas adina bu sezonki iskencenin bitmis olmasi.
Tarih: 7 Agustos 2009
Istanbul BB: Oguzhan, Kus, Mahmut, Metin, Gokhan, Efe (63' Serhat), Sylla (64' Nsumbu), Zeki, Iskender, Ibrahim Akin (81' Ali), Tum
Besiktas: Hakan, Erhan, Sivok, Ferrari, Ismail, Fink (85' Ugur), Ernst, Tello, Holosko (46' Bobo), Yusuf (46' Nihat), Nobre
Besiktas maca Denizli'nin sezon oncesi hazirlik kampindan itibaren ezberlettigi duzenle cikti yine. Sezon basindan beri neredeyse tek degisen ilerideki merkez forvet ve onu arkadan destekleyen ikinci forvet oyuncusu. Bobo, Holosko, Nobre, ve Nihat icinden dun maca baslayanlar Holosko ve Nobre oldu - ki bence mevcut form/fizik durumlari goz onunde bulunduruldugunda dogrusu da buydu. Kagit uzerinde ideali tabii ki Holosko-Bobo ancak savunma ve ortasahadaki yabancilarin alternatifsiz olusu sebebiyle bu secenek henuz ihtimaller dahilinde degil ne yazik ki. Ugur Inceman ortasahada baslatilabilirdi denebilir, ancak tez zamanda savunma kurgusunun yerli yerine oturmasi acisindan takimin arka bolgesiyle oynanmamasini dogru buluyorum.
Devre arasinda Holosko'nun neden oyundan ciktigini anlayamadim. Eger herhangi bir sakatlik olmadiysa - ki bu yonde birsey okumadik bugun - kesinlikle oyunda kalmaliydi. Su ana kadar 2 resmi macta (toplam 180 dk.) kendisini sadece 60 dk. kullanabilmis olmamiz cok dusundurucu. Gecen sezon gibi yine formasini dove dove almasi gerekecek anlasilan. Besiktas 3 senedir Bobo ile Nobre'nin ayni anda sahada oldugu neredeyse her mac ileride top tutmakta zorlaniyor. Dun de bunun tipik bir ornegini yasadik. Hucumun diger elemani Nihat da formsuz olunca Besiktas kontrolsuz, savunmadan top sisiren bir takima donustu yine. Bu yuzden ikisi ayni anda sahadayken hucumun 3. elemani Yusuf olmali bence. Macin 2. yarisindan baska bir cikarim yapmak da mumkun degil. Izleyenleri futboldan sogutacak bir 45 dakika oldu.
Besiktas'in yeni transferlerin uyum sorunu disindaki su andaki en onemli sorunu yabancilara alternatif olacak yerli oyuncularin sakatlik ya da formsuzluk yuzunden hazir olmamalari. Ibrahim Toraman ve Ekrem sakatliktan donup Yusuf ile Nihat da beklenen duzeye ulasinca kadro zenginlesecek ve Mustafa Denizli biraz daha hareket alani kazanacaktir. Puan kaybi tatsiz olsa da telafisi kolay oldugu icin cok dert etmemek lazim diye dusunuyorum
2 yorum:
takım sürekli olarak dikine oynama eğiliminde, genelde bu iyi bir nitelik olarak görülür ama devamlı olarak hızlı hücuma çıkma çabaları sonucunda takım savunması güçlü rakiplere karşı maçlarımız squasha dönebilir.
QuaresmA,
Dogru tespit bence. Bir de hucuma bu kadar cabuk cikmaksa amac, Nobre tercihinin kesinlikle gozden gecirilmesi gerek. Gectigimiz sezonun sonunda bu oyun tarzi takir takir islerken ileride Bobo ve Holosko oynuyordu sonucta.
Yorum Gönder