2 Nisan 2009

Turkiye-Ispanya: 1-2


Yer: Ali Sami Yen Stadyumu
Tarih: 1 Nisan 2009
Turkiye: Volkan, Gokhan Gonul, Emre Asik, Hakan Balta, Ibrahim Uzulmez, Aurellio, Emre Belozoglu, Tuncay, Arda, Nihat, Semih
Ispanya: Casillas, Ramos, Marchena, Pique, Capdevilla, Senna, Xabi Alonso, Xavi, David Silva, Riera, Torres

Mac degerlendirmesine gecmeden once bir iki notaya deginmek istiyorum.

1. Beyaz bantli Ay-Yildiz'li forma cok cok guzel, bence kirmizi agirlikli ve beyaz agirlikli olmak uzere ayni tarz iki forma bizi uzun yillar goturur. Arada 3. forma gerektiginde turkuaza da itirazim yok benim, ama onu kullanacaksak da adam gibi turkuaz bir formada kullanalim mumkunse. Yakaydi, kolun ucuydu birseye benzemiyor.

2. Bu takimin kaptani Tuncay olsun bundan sonra da. Emre'den cok daha fazla yakisiyor kaptanlik pazu bandi Tuncay'a. Gerek beyefendiligi gerek maglubiyeti kabullenmeyen tavriyla bunu hak ediyor zaten. Boylece Emre de daha az yipranir hem. Kasayi hirsiza teslim etme yontemi islemedi cunku bu sefer.

3. "RAMOS UZULUR, IBRAHIM UZULMEZ" nedir yahu? Mactan sonra canim da sikilmis, hic gulecegim yoktu aslinda.

Maca gelelim... Fatih Terim ilk mactaki kadroyu surdu yine sahaya. Ben yine de Terim'in Tuncay'i solda, Arda'yi sagda oynatarak ilk macta bize cok zor anlar yasatan sol kanadimizi defansif anlamda biraz daha guclendirecegini dusunmustum - oyle olmadi, oyun sablonu da tamamen ayniydi. Del Bosque de defansin gobeginde Albiol yerine abisi Marchena, ileride de alistigimiz Ispanya'nin aksine cift acik - Riera ve David Silva - ile basladi. Mactan onceki demecinde de kopyasini verdigi gibi beraberligin dunyanin sonu olmadigini dusunerek daha defansif kabul edilebilecek bir sablonla cikti sahaya Besiktas'in eski hocasi.

Macin hemen basinda da belli oldu Ispanya'nin ne yapmak istedigi. Ileride David Silva-Torres-Riera'li bir uclu ile bizim stoperlerimize ve beklerimize basip Emre'li, Ibrahim Uzulmez'li savunmanin teknik yetersizliginden yararlanmak amaclanmisti. Ispanyol stoperler de one cikiyor ve takim boyunu kisa tutuyordu. Bunun karsiliginda biz de her firsatini buldugumuzda Ispanya defansinin arasina yerden, havadan derinlemesine top atarak ozellikle Nihat ve Tuncay'i kacirmaya calisiyorduk. Bu kampta bol bol calisildigi belli olan mini setler Ispanya'nin belki de tek zayifligi olan defansinin gobegini zorlamayi amacliyordu ve bence cok da yerinde bir tespitti Terim ve ekibi tarafindan. Ancak geride yedigimiz baski yuzunden savunmadan rahat top cikaramadigimiz icin ilk 15 dakika boyunca bu derinlemesine toplari ancak ortasaha civarindan atabildik ve cok da etkili bir goruntu cizemedik. Macin basina dair bir diger izlenim de Ibrahim Uzulmez'in kanadinda yine yalniz kaldigi ve Ispanya'nin ilk macta cok iyi kullandigi bu acigi yine islemeye calistigiydi.

Devrenin ikinci 15 dakikalik kisminda oyuna isindik ve topla biraz daha rahat cikarak maca dengeyi getirdik. Dakikalar 26'yi gosterirken de Arda'nin derinlemesine pasinda Tuncay, Marchena'nin zamanlama hatasini da degerlendirerek, geriden gelen Semih'e cikardi ve skoru 1-0'a getirdik. Devre sonuna kadar da mac bu sekilde ortada devam etti. Ispanya savunmamizin arkasina ileri uclusunu kacirmaya calissa da yardimci hakemin de yardimiyla - ki ben ikisi kesin yanlis, biri tartismali olmak uzere lehimize kaldirdigi uc tane bayrak saydim - savunmamiz acik vermedi. Bu arada Tuncay'i iki kere daha araya kacirmayi basardik ama 2. gol cikmadi malesef.

Ikinci yariya iyi baslayan taraf biz olduk. Hatta 48'de Nihat biraz daha becerikli olsaydi ya da bencil davranmasaydi cok onemli 2. golu de bulabilirdik. Bu dakikalarda Nihat ve Semih ileride cok etkili olamasalarda en azindan geriye dogru iyi calisiyorlardi. Gunumuz futbolunda cift forvetle sahaya cikmanin olmazsa olmazi da bu zaten, forvetlerinizden en az bir tanesi top rakipteyken ya ortasahanin gobegine yardim etmeli ya da kanatlardan yerini kaybeden varsa o bolgeyi takviye etmeli. Eger ileri uc adamlariniz bunu basarabiliyorsa ortasahada rakibiniz sayisal olarak ustun olsa bile oyunu dengeleyebiliyor hatta ilerideki ekstra oyuncunun avantajiyla ustunluk kurabiliyorsunuz. Her neyse, macta hersey istedigimiz gibi gidiyordu. Gokhan Gonul'un yerini bosaltmasi ve ileride kaptirdigimiz top sonucu 58'de Riera ile Torres'in Emre Asik'i tek yakaladigi pozisyon disinda rakibe pozisyon da vermedik ikinci yarinin ilk 15 dakikasinda. Tabi bunda bizim dikkatli oyunumuz kadar Torres'in kariyerinin en kotu maclarindan birini oynamasi ve hicbir son topu duzgun kullanamamasi da etkiliydi.

Sonra bir korner, Volkan'in iskasi ve Ibrahim'in eline carpan top. Pozisyonu 10 kere seyretmis olsam da cozemedim hala, penalti mi degil mi? Daha onemlisi, penalti ise Mike Riley sari karti olan Ibrahim Uzulmez'e neden ikinci sari karti gostermedi? Benim mantigima gore pozisyon penaltiysa yorum Ibrahim'in eli ile bilincli olarak oynadigidir. Eger yorum bu ise de cezasi, topun kaleye gore konumuna bagli olarak, ya direk kirmizi ya da sari karttir. Mactan sonra da baya dusundum, ceza sahasinda eli ile oyanyip da hakem penalti caldiktan sonra sari kart bile gormeden kurtulan futbolcu var midir diye. Ben hatirlayamadim. Dogrusunu bilen birisi varsa yazsin ama "Eyyamci Riley" dememek icin kendimi zor tutuyorum. [Tabi burada Senes Erzik'e bir parantez acmak lazim. Kendisi TFF'yi birakip UEFA'da gorev almaya basladigindan beri takimlarimiz uluslararasi arenada kesinlikle hakemler tarafindan dogranmiyorlar. Bugun hakem ilk yarida o ofsayt bayraklarini kaldirmasa, sonra da gidip Ibrahim Uzulmez'i atsa hangimiz sesimizi cikarabilirdik ki mesela? Ben sahsen en son ne zaman bir Avrupa macinda hakemden sikayetci oldugumu hatirlamiyorum. Galatasaray'in UEFA Sampiyonlugunda da, Milli Takim basarilarinda da, kulup duzeyinde arada bir oynanan ceyrek finallerde de buyuk katkisi vardir benim gozumde Senes Erzik'in]. Volkan'a deginmeden de gecmek olmaz. Kalecilerin isi zor, direk hatalarinin 90%'i gol oluyor, top da ters yere gitti diyelim hadi ama hatayi yapan Volkan olunca ben kolay kolay sanssizlik oldu deyip gecemiyorum. Kolayca cikarabilecegi bir suru topta yaptigi "artistik" kurtarislar gozumun onunde su an. Fatih Terim mactan sonra "Volkan yapmayacagi bir hata yapti" demis. Oyuncusunu korumasini dogal karsiliyorum, ancak kusura bakmasin ama bence tam da "Volkan'in her mac yapabilecegi" tarz bir hataydi bu mactaki.

Golu yiyince kurdugumuz oyun duzeni de bozuldu ve ne oldugunu cok anlayamadigim bir 15 dakika oynandi. Ozellikle beklerimiz bol bol one cikiyor bu ozellikle Gokhan Gonul kanadinda ileride cogalmamizi saglasa da geride Ispanya'nin attigi ters toplarda savunmamiz acik alanda bire bir, ikiye iki yakalaniyordu. Ozellikle Cazorla'nin getirip Torres'in sutunu Volkan'in kurtardigi pozisyon aklimda kaldi. Tam Fatih Terim'in rakibi acmak icin bir B Plani yok mu derken Batuhan girdi oyuna. Savunmamiz da basladi top sisirmeye. Burada Batuhan elinden geleni yapsa da Tuncay'in rakibin faulle karisik mudahelesiyle - ki penalti oldugu iddia edilebilir - kacirdigi pozisyondaki pasi disinda fazla etkili olamadi.

Bu duzeyde futbol satranc oyununa cok benziyor. Macta teknik direktorlerin yaptigi her hamlenin olumlu ve olumsuz sonuclari gozle gorulur bir sekilde onumuze seriliyor cunku. Bugunku mactan iki ornek vereyim... Birincisi Arda'nin solda Tuncay'in sagda oynayisi ve bu yuzden sol kanatta yasadigimiz defansif zaafiyet. Ancak bunun karsiliginda da bize ilk golu getiren Arda'nin Tuncay'a mukemmel pasi. Arda solda oynasa, ice cektigi o topu, bu sefer sol ayagiyla, ayni sekilde kesebilir miydi Tuncay'a sizce? Ben cok sanmiyorum. Ikincisi de Gokhan Gonul'un macin basindan sonuna, yerini sik sik kaybetmek pahasina da olsa, oynadigi asiri ofansif oyun. Macin sonuna dogru Gokhan'in kestigi topa Semih uzanip dokunabilse ya da Sabri'nin ortasinda alti pasa kadar girmis olan "sag bek" Gokhan golu atabilse macin sonucu boyle mi olurdu? O yuzden maci izledikten sonra yorum yapmak, yani olmusu konusmak, olacaklari, 40 turlu degiskeni hesaba katarak, ongormeye calismaktan cok daha kolay. Kizamiyorum onun icin Fatih Terim'e - tabi bu riski artisini eksisini hesaba katip bilincli olarak almissa. Yoksa "Son golde Gokhan nerede kardesim?" ya da "1-1 de yeterdi" demek, "SABIRSIZ!" diye baslik atmak cok kolay bugun.

Neticede gole saldirirken kontra-ataktan yedigimiz bir golle maci kaybettik. Bosna'nin Belcika'yi bir daha yenmesi sonucu grupta durumumuz pek de ic acici degil hatta. Ama bir onceki elemelerin aksine cekirdek bir kadromuz ve iyi kotu oturmus bir iskeletimiz var bu sefer. Oturup kagit kalem aldigimizda aday kadrodan 15-16 kisi kolayca yazabiliyoruz alt alta. O yuzden umitliyim ben hala. Bu takim Bosna'yi da, Belcika'yi da deplasmanda yenecek gucte kesinlikle. Ayrica buna gerek de olmayabilir buraya yazmis olayim. Bosna Hersek gibi surpriz sayilabilecek takimlar stres dozu artip is ciddiye bindigi zaman kolay maclarda sacma puanlar kaybetmeye cok meyillidirler cunku.

Hiç yorum yok: