26 Nisan 2009

Capsizi Oldur, Hakkini da Ye (veya Kafa At)



Blogdas uzun uzun beni Denizli’nin su asamaya kadar basarili olduguna, takimi sampiyon yapamasa bile laf soylenemeyecegine ikna etmeye calisiyor. Kesinlikle katilmiyorum inatci bir sekilde. Mustafa Denizli tam anlamiyla bir fiyaskodur. Son 6 maci da alip takimi sampiyon yapsa bile ustelik.

Besiktas’in bu seneki kadrosu Aziz Yildirim’in deyimiyle yuruye yuruye sampiyon olmasi gereken bir kadrodur. Onceki sezonlardaki basarisizlik dogru analiz edilmis, takima vites artirabilecek transferler yapilmistir. Takimdaki en buyuk eksiklik geri 5’linin (kaleci + defans) baktigi yere top atamamasiydi. Uzulmez – Zan – Toraman – Tandogan’in tekniklerini toplasan Selcuk Sahin’in sol ayagi etmez (cok agir kufur farkindayim). Seneye Tello – Zapo – Sivok – Kurtulus baslanarak geriden oyun kurabilme ve defansif olarak akilli yerlesme imkani dogmustu. Hucumda ozellikle sol beki kullanarak kanat akinlarina destek vermek mumkundu ters kanatta stoper fizikli bek kullanimiyla. Derken Antalya’da sol kanattan kornerden gol yedik diye usta yorumcular “Tello’nun yerinden mutlu olmadigi vucut dilinden belli” diyerek inanilmaz bir baski yapti. Ertugrul da mulayim insan - vur kafasina al ekmegini - direk kafasindaki kurguyu bozdu. Yine de ilk 6 haftada 14 puan aldi. Lucescu zamanindan beri yapamadigimiz kalabalik ortasahali dizilisle deplasmanda rakibe pozisyon vermemeyi Trabzon macinda uyguladi takim. Sonra tas gibi Metalist’ten 40 m’den gol yedik diye takimin cozulmesiyle beraber tek macta iki senenin yapilanmasi bozuldu.

Tukurdugunu yalayarak goreve kariyerinin zirvesindeki Iran fatihi Denizli geldi. Gorevi o da kabul etmese Riza Calimbay’a geri donerdik herhalde, ortada hoca kalmamisti cunku. 10 aylik sozlesme imzalayarak onune sadece bir hedef koydu: sampiyonluk. Yeterli, surdurulebilir ve gelisebilir takim yapisini bozarak her tasin yeriyle oynadi. Parlatip satabilme imkanimiz olan en kiymetli cevher Holosko’yu FB deplasmaninda (ve nice macta) yedek birakti. Sivok defansi yonetmekte cok basariliyken on libero da degil, on stopere cekti. Yetmedi, tek ozelligi rakibe hava toplarinda faul yapip taciz etmek olan Nobre’yi Bobo’nun yerine oynatarak gelecegi cok parlak olabilecek bir forveti takima kusturdu (ki simdi formsuz diye elestiriliyor hem mac eksigi hem psikolojik eziklik yasamisken. Nobre’nin yedegi olsam ben duz kosu bile yapmam, evde oturur PS3 oynarim). Takim test edildigi butun maclarda puan kaybetti: Bursa (2 beraberlik), Ankaraspor (icerde 2 yenilgi), Kayseri, Konya, Sivas (2 beraberlik), FB (fark eksi Guiza), GS (fark), Trabzon (icerde beraberlik). Toplam 22 macta 42 puan alarak minimum sampiyonluk gereksinimi olan 2.1 puan/mac sayisinin gerisinde kaldi. Butun bunlari takimin icinden yetisebilecek genc bir orta saha oyuncusu (Inceman/Kurtulus) yerine kaynagi olmayan parayla Ernst’i alarak yapti. Batuhan, Aydin, Serdar Ozkan da ilaveten harcandi. Delgado 28. haftada 1. haftadan daha az kondisyona sahip.

Simdi iki sorum var:
1) Sampiyon olsak bile buna degdi mi? Gelecek sezonlarda kendini gelistirebilecek ve satarak sermaye arttirimi yapabilecegimiz kac oyuncu var? Meymenetsiz zengin cocugunun cebine bakmak zorunda mi koskoca camia?
2) Sampiyon olamazsak x. defa bos cikan yatirimi kim karsilayacak? Baskana borcu katlamak onursuzlugunu kac kere yasamak zorundayiz?

Kusura bakmayin ama ben biraz karamsarim. Denizli’nin egosu ve surekli hatalari (Zan’la Toraman yanyana oynamaz, vallaha oynamaz billaha oynamaz) yuzunden trenin kacmasi cok olasi. Gelecek sene de CL’ye kalamayip takimi sifirlamamiz pek mumkun.

Eger yildizlar ayni hizaya gelip de olusan kozmik enerjiyle (bu Ninja Kaplumbagalar’da hep oluyordu) sampiyon olursak Demiroren Denizli’yi de alip zirvede biraksin. CM oynamak istiyorsa bunu 3. ligden takim alarak yapsin, Besiktas’la degil. Yonetim istifa demek icin illa Liverpool’dan 8 yememize gerek yok. Nasil kotu zamanda isik gorunce takimi destekliyorsak iyi zamanda da yanlisa kayitsiz kalmamamiz lazim.

Ben kiz arkadasima Mustafa Denizli’m falan demem. Ah Tigana’m, vah Lucescu’m benim.



Berbatov’a laf sokup bu postu da bos gecmeyecektim ama bugun onun seviyesine inmek istemiyorum. Yine sahada koyun gibi dolandi cibiliyetsiz.

Not: Yalniz ve YouTube'un yasakli oldugu ulkemde videolar gozukmuyormus. Ilk video Amigo Orhan'in Denizli'ye ucan kafa atmasi. Ikincisinde karisina "Zico'm, Mustafa Denizli'm" diyen adamla karisinin drami var.

1 yorum:

Redman dedi ki...

Ilk videoyu biliyordum da ikinci kopardi beni.

Bu arada adim gectigi icin cevap hakki dogmus, beni polemiklere cekerek uzerimden prim yapmaya calisiliyor acik ve net bir sekilde. Biz bu tarz girisimlere pabuc birakmayiz. O yuzden bilahare yazacagim cevabimi :)