9 Mayıs 2009

Sari Firtina


Benim gozumden kacmis, bizim gibi Besiktas asigi bloglardan biri olan Sairler Parki'ndan Ege yazinca haberim oldu. Sari Firtina'nin dogumgunuymus 8 Mayis. Bir suredir aklimda vardi Metin ile ilgili iki kelime birsey yazmak zaten, dogumgunu vesile olsun boylece.

Besiktas kaybedince odama gidip agladigim donemin en guzel insanlarindandir Metin. Mevcut yonetimin icini bosaltmak icin her turlu cabayi sarf ettigi 'Besiktasli Durusu'nun hala bir anlama sahip olmasini saglayan o altin jenerasyonun cok onemli parcasidir. Ozlemini cektigimiz, belki bir tane daha buluruz deyip A Takim'a gelen her 19-20 yasindaki cocugun agzinin icine baktigimiz Bayrak Adam'dir, Buyuk Metin'dir.

Iki ayri roportajindan bahsedecegim Metin'in. Ilkini zamaninda Vatan Gazetesi'nde okumustum, Boxer Dergisi'ne verdigi bir roportajdan alinti. Diyor ki Metin: "Ben çocukken G.Saraylıydım. Çocukluk işte... Büyüyünce anladık doğrusunu. Babam G.Saray'ı tutar. O yüzden çocukken ben de G.Saraylı'ydım. Ama daha sonra Beşiktaşlı oldum. ... "Beşiktaşlı olunmaz, Beşiktaşlı doğulur" tezahüratına karşıyım, yanlış. Bilinçlenince doğru takımı tutmaya başlarsınız. Doğru takım ise Beşiktaş'tır." Her transfer oldugu takimda "Ben cocukken zaten bu takimi tutuyordum, kolumu kesseniz bilmem ne akar" diye taraftara yalakalanmaya calisan, yeni takimina hos gozukmek icin eski kaptanina saha ortasinda dayilanan adamlarin bininin bir para oldugu yerde, yillarca formasini giydigi, sembol oldugu takimi kucukken tutmadigini, hatta o donem Galatasarayli oldugunu soyleyebiliyor Sari Firtina. Sonra da lafi eveleyip gevelemeden, kasi gozu oynamadan taraftara igneyi batiriveriyor. "Ben Besiktasli dogmadim ama herkesten de iyi Besiktasli'yim" diyor. Delikanlilik, adamlik, sembol olmak gibi kavramlarin her gecen gun anlamini biraz daha yitirdigi su gunlerde bize hatirlatiyor neyin ne oldugunu.

Ikinci roportaj ise aslinda editorlerinin renk saplantisi yuzunden cok da tutmadigim Sporx.com'dan. Kendisine efsane diye hitap edilince su cevabi veriyor: “Efsane, yıllar aşıp yüzyıl öteye geçebilmektir. Bir çocuktur sizi o yıllar öncesine götüren ya da efsaneleştiren. Biz nasıl Baba Hakkı'yı merak edip onu araştırıp, neredeyse ellerimizle dokunduysak, yıllar sonra bir çocuğun bizi aklına düşürüp araştırmasıdır. Biz, o efsane içinde olan şanslı insanlarız. Yoksa efsane olmak ne haddimize. Tek efsane vardır o da Beşiktaş'tır...” 'Besiktasli Durusu' mu dediniz? Ben daha guzel ifade edildigini duymadim bugune kadar.

Su an hala gururla "Besiktas'liyim" diyebiliyorsam bunda payi buyuktur Metin'in. Umarim gunun birinde, duzgun bir yonetimle, dogru bir yapilanmayla tekrar gorev alir Besiktas'ta. Cunku son yillarda cok yiprandik, ve o yuzden Metin gibi, insanlari arkasindan surukleyebilecek, bozulan 'Durus'umuzu duzeltebilecek birine cok ama cok ihtiyacimiz var.

Iyi ki dogdun Sari Firtina, iyi ki varsin...

4 yorum:

spotless mind dedi ki...

güzel yazı. metin muhteşem bir insan. fatih terim'in yanında ne yaptığını hala anlayamasam da.

Şairler Parkı dedi ki...

Metin'in yeri çok ayrıdır. Çok korkarım yanlış zamanda gelir diye. Bu tribünler O'na da tahammül etmez çünkü. İlk başta Sarı Fırtına hoş geldin, işler yolunda gitmez ise istifa sesleri. İstemem Metin'i öyle bir karede. O da farkında muhtemelen bunun. Bu yönetimden uzak durması, taraftarın hızla değişen yapısını bilmesi.

Candır Metin, can.

Ege

CezaSahası dedi ki...

Be$ikta$'in $aibeli $ampiyonluklarinda da cok kritik payi vardir kendisinin. Boyle kritik donemleri de son derece sogukkanli atlatmasi da ayrica takdiri haketmekte. ;)

Redman dedi ki...

@CezaSahasi

Cok anlayamadim ne demek istedigini..

Bu yaziya (http://www.cezasahasi.net/2009/05/sivasspor-asla-trabzonspor-olamaz.html) yazdigim yorumun uzerine gelmis olmasi da amaci konusunda kafamda soru isareti uyandirmadi degil.

Ama cok uzatmayalim mevzuyu. Boyle dusunuyorsan seninle - en azindan bu konuyu - dogru duzgun konusmamiz mumkun degil zaten.