4 Mayıs 2009

Alan Nasil Paylasilmaz


Futbolun en temel taktik gerekliligidir defans setleri. Artik 4'lu cizgi defans standart ve uygulanmasi da basit. Tigana Baki Mercimek'li Ali Tandogan'li kadroyla ofsayt taktigi uygulatiyordu takima.

Bir de su resme bakin. Stoperlerden biri adamini takip ederek kaleden 40m uzaklasmis. Gerideki oyuncular 25'er m arayla dizilmis, ayni cizgide de degiller. Kademe sifir. Gokhan ofsayt cizgisinin olmasi gereken yerden 10m geride duruyor. Su pozisyonda top Semih'e gelse Gokhan'la bire bir, yarim pozisyon demektir. Dikkat edin topla oynayan FB'li disindaki butun hucum oyuncularina 10m uzaktan Fatih Urek markaji uygulaniyor. Top Guiza'nin ayagindan ciktiktan sonra ne Sivok ne de Toraman kosuyu takip ediyor. Sivok stoperde, Cisse ortasahada olsa bu gol yenir mi yenmez mi bir dusunun.

Eger bir teknik direktorun takimi 30. haftada soyle gol yiyorsa bosuna taktik antrenman yaptirmasin. Versin dudugu Italyan kondisyonere takim 2 saat boyunca istasyon yapsin, nefes acar en azindan.

Isin sonucunda degilim. FB'ye ilk defa yenilmedik, kacirdigimiz ilk sampiyonluk da degil. Adamlara da helal olsun PAF takimiyla acele etmeden ayaga top oynadi. Benim derdim baska.

Butun yumurtalar sampiyonluk sepetine konmus. Onumuzdeki senelerin gelirleri bozdurulmus, tek bir hedefe odaklanilmis. 2 senelik yapilanma cope atilmis. Takimda tek bir altyapi kokenli oyuncu ilk 11'de degil. Kalede FB'nin eski kaptani var. Zengin cocugunun cuzdanina bakiyoruz ac gibi. Herseyi goze alip tek bir kupa almak hedefiyle gozunu karartmis camia.

Gelin gorun ki takimi teslim ettikleri adam en son Persepolis'i calistirmis megaloman bir kumarbaz.

Eger 2010'da adam gibi biri baskan adayi olup takimi da su Denizli illetinden kurtarmazsa (ki o zamana kadar kovulacagini tahmin ediyorum) beter olalim zaten. Bir hata 1 kere yapilir. 2.'si basiretsizliktir. 3.'su esekliktir.

4 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Güzel yorumlamışsın. Ben zaten Denizli'yi övenleri anlamıyorum, yahu bu adamın FB'ye nasıl şampiyonluk getirdiği ortada, BJK'de de tek yaptığı seneyi nasıl kurtarırım mantığıyla hareket etmek oldu. Dediğin gibi gençlerin esamesi bile okunmuyor, üstelik oynanan oyun da içler acısı. Sadece kuvvet ve kondisyonla maç kazanmak da bir yere kadar.

er dedi ki...

tek kelimeyle eşeklik başka birşey değil, bu satten sonra şampiyon olsa ne olmasa ne

felix mourinho dedi ki...

http://golsuzesitlik.blogspot.com/2009/05/zanl-idam-sehpasna.html

valla gece bende bu golle ilgili benzer şeyler yazmıştım. tek suçlu gökhan zan değil diye. sonunda bunu birisinin daha görmesine sevindim valla.

sampi dedi ki...

@ Ata:

Kisa vadede basari hocalarina saygi duyarim, Hiddink ve Capello gibi. Bir camia sampiyon olmayi obsesif bir sekilde istiyorsa kararini verir, oyle bir hoca getirir. Anlatmak istedigim Mustafa Denizli'nin bu tanima bile uymadigi. Daha once de yazdim, Mufit Erkasap hoca olsa yine bu kadar puan alirdi. Ne zaman test edilsek patliyoruz.

@ er:
Demiroren sampiyon baskan sifatiyla secime girip 3. kez kazanirsa deliririm. Onun icin sampiyon olmasak kulup icin daha hayirli bile olabilir. Sahsi fikrim sampiyonlugu boyle ezik oyunla, rakipler daha kotu oldugu icin kazanacaksak kazanmayalim daha iyi.

@ felix mourinho:
Senin yazini futbloglarda gorup cok begenmistim. Pozisyon hatasi diye diye dilimde tuy bitti, bu sefer sematik olarak anlatmak istedim olayi orneklemek icin. Denizli hala 1980'lerde yeteneklerin ve surpriz faktorunun mac aldigi donemde kalmis. Iran'da ise yarayabilir ama modern futbol gerceklerinden cok uzak.

Italya 2. liginden hoca bulsak, tahtaya en basit 4-4-2'yi yazsa 15 puan farkla sampiyonduk.