9 Temmuz 2009

Ferrari Transferi, Sorular, ve Mehmet Demirkol'un Elestirileri


Enteresan bir transfer oldu Matteo Ferrari’nin Besitkas’a gelisi. Olumlu-olumsuz cok da tepki aldi kamuoyundan. Stoper almak gerekir miydi, Ferrari iyi topcu mu, bu kadar parayi hak eder mi, Zapotocny’e ne olacak, bir baskanin futbolcuyu ikna etmek icin sevgilisine is bulmasi yakisik alir mi, Ferrari’nin Istanbul’a getirilis sekli hos oldu mu, gibi sorular ve daha niceleri soruldu. Bir de tabii Mehmet Demirkol’un kosesinden ve NTVSpor ekranindan yonelttigi agir elestiriler var…

Teker teker ele alalim:

Besiktas’in stopere ihtiyaci var miydi?
Stoperin krali Italya’dan alinir deyip gecmeyecegim. Sivasspor deplasmanindan sonra yazdigim mac degerlendirmesinden bir bolum:
“...Toraman-Zapotocny ikilisi ne kadar formda olurlarsa olsunlar bana guven vermiyorlar. Ikisi de direkt gol ile sonuclanan bir hata yaptiginda cogumuz sasirmiyoruz mesela. Bunun disinda ikisi de hizli, cevik, ve kuvvetli stoperler olmalarina ragmen pozisyon bilgileri yan yana oynamak icin yeterli degil kanimca. Ikisi de ancak iyi birer "tamamlayici stoper" olabilir fakat Besiktas gibi bir takimin "defansif lideri" asla. Bunlara ilaveten ikisi de topla cok hasir nesir olmadigindan bu ikilinin gobekte oynadigi bir dortluyle geriden oyun kuramiyor Besiktas malesef...” 
Bu sadece bir ornek, buna benzer daha bircok yazi yazildi burada. Sivok-Zapotocny ya da Sivok-Toraman Turkiye Ligi icin yeterli olabilirler, ancak Sampiyonlar Ligi’nde saygi duyulacak birseyler yapmak gibi bir hedefi varsa Besiktas’in, bu bolgeye takviye gerekiyordu kesinlikle (Liverpool ve Metalist maclari daha dun gibi aklimizda). Ferrari, hem Sivok ile cok iyi bir ikili olusturacaktir, hem de Denizli’nin Sivok’u on liberoda kullanmak istedigi maclarda, gectigimiz sezon eksikligi cokca hissedilen, savunmayi derleyip toparlayacak adam olacaktir. Bu pencereden bakinca kesinlikle cok yerinde bir transfer oldugunu dusunuyorum.

Ferrari’nin maliyeti?
IMKB’ye dun yapilan aciklamaya gore Ferrari’nin bonservisi €4.5M ve kendisine de yillik €2.5M olmak uzere 4 sene icin €10M verilecekmis. Yani 4 senelik maaliyeti €14.5 (senelik €3.6M’a denk geliyor). 11 kez Italya’nin formasini giymis, Inter, Parma, Everton, Roma gibi takimlarda oynamis ve sakatlik problemi olmayan bir stoperi 30 yasinda Turkiye’ye daha ucuza getirmeniz mumkun degil bugunun sartlarinda. Tabii ki gectigimiz sezon Zapotocny yerine bonservisi elindeyken de alinabilirdi Ferrari. Besiktas’in kasasinda da bugun fazladan bir €6-7M daha olurdu boylece. Ancak bir transferi gerceklestigi gunun kosullarinda degerlendirmek gerek, gerceklesmedigi degil. O yuzden de bugun odenen paranin -ozellikle Ismail’e odenen bonservis ve Nobre ile Delgado’nun maaslarina kiyasla- makul oldugunu dusunuyorum.

Zapotocny’e ne olacak?
Ben kesinlikle Zapotocny’nin gosterildigi kadar kotu bir oyuncu olduguna inanmiyorum. Yani Zapotocny ikinci bir Schildenfeld vakasi degildir benim gozumde. Kaldi ki gectigimiz sezon Sivok ile yan yana oynadigi maclarda yaptigi hata sayisi da bir elin parmaklarini gecmez. Ancak ayni seyi Ibrahim Toraman ya da Gokhan Zan ile eslestigi donemler icin soylemek mumkun degil. €4.5M’a transfer ettiginiz yabanci stoperin yanina Ibrahim Toraman gibi vasat ustu bir Turk stoperi koydugunuzda iciniz rahat etmiyorsa bu iste bir yanlislik olmali. O yuzden yabanci kontenjaninda Ferrari’ye yer acmak icin takimdan gonderilmesini anlayabiliyorum. Gorunen o ki bir Istanbul takimina kiraya verilecek ve maasinin buyuk bir bolumu yine Besiktas tarafindan karsilanacak. Yonetimin biraz kafasi calisiyorsa, Besiktas’in odedigi miktara karsilik sozlesmesine “Devre arasinda geri cagrilabilir” seklinde bir madde koyarlar. Stoper rotasyonumuz sayi olarak eksik su haliyle (4. stoper Erhan Guven), o yuzden Sivok ya da Ferrari’nin yasayacagi olasi bir sakatligin onlemini almak gerek.

Demiroren’in Ferrari’nin sevgilisine is bulmasi
Goreve basladiklarindan beri Yildirim Demiroren ve yonetiminin sayisiz sacmaligina sahit oldu bu gozler – ki bir yenisine birazdan deginecegim. Ancak Demiroren’in Ferrari’nin sevgilisine is bulunmasi konusunda araci olmasini bu bahsettigim sacmaliklar arasina koymuyorum. Bu kadar tepki almis olmasini da anlayamiyorum acikcasi. Yillar yili oyuncularin Turkiye’ye uyum saglamasi icin gerekenlerin yapilmadigindan dert yanilir bu ulkede. Simdi de Ferrari gelirken yaninda sevgilisini de getirebilsin, sevgilisi de burada mutlu olabilsin diye yonetimin araya girmesi elestiriliyor. Normal bir meslekte torpilin hicbir turlusunu kabul etmem mumkun degil, ancak televizyon dunyasinda zaten tum isler bu ikili iliskiler sayesinde yururken, bu anlamda bir elestiri de getiremiyorum Demiroren’in hareketine. Bir de merak ediyorum, bu isi elestirenlerin hic mi sevgilisi, nisanlisi, esi olmadi acaba. Habersizler mi acaba mutsuz bir iliskinin, bir futbolcunun hayatini ne kadar olumsuz etkileyebileceginden. Ferrari dort senelik bir projeyse, ve bu projeye €14.5M yatirilmissa, basarili olmasi icin ne gerekiyorsa yapilmalidir, Demiroren’in yaptigi da budur benim gozumde.


Ferrari’nin Turkiye’ye getirilis sekli
Mevcut Besiktas yonetiminin Fenerbahce kompleksi ve bundan prim saglama cabasi gun gibi ortada zaten. Ancak ben yine de Demiroren’in Yildirim’i, bu kadar alenen taklit etmeye baslayacagini dusunmezdim. Mehmet Topuz transferinde Yildirim’in is bitirici baskan havalarinda ozel ucakla Kayseri’ye gidip Mehmet’i getirisi ve Demiroren’in Ferrari icin Italya’ya gidip oyuncuyu ozel ucakla getirip sov yapmasi… Besiktas baskaninin kalitesinin ve vizyonunun su yukaridaki resim kadar olmasi benim icin cok uzucu birsey.

Mehmet Demirkol’un Elestirileri
Dedigim gibi, Ferrari transferi gerceklestiginden beri Mehmet Demirkol, bununla ilgili herseyi, oldukca da sertce, elestiriyor. Demirkol bu ulkede orjinal fikirler uretebilen, yazdiklari okunasi, ve gorusunu renklerden bagimsiz dile getirebilen ender yazarlardan bir tanesidir benim gozumde. Bu yuzden de goruslerine onem verir, dikkat ederim. 90 Dakika gunlerinden sonra genel tarzinda, yazilarinin kimyasinda hatiri sayilir bir degisiklik gozlemlemis olsam da bu boyledir benim icin.

Simdi gelelim bahsi gecen yaziya. Okumadiysaniz buradan ulasabilirsiniz: Ferrari ve Hasan Dogan. Oncelikle sunu soyleyeyim ki Demirkol’un yazisinda dile getirdigi genel serzenise katiliyorum. Turk futbolundaki planlama eksikligi ve bu sebeple kaybedilen, yurtdisina ucan milyonlar bizim de buradan sikca elestirdigimiz bir konu. Hatta, bence Turk Futbolu’nun en onemli problemidir “uzun vade” kavraminin henuz bizim yoneticilerimizin lugatina yerlesmemis olusu. Genc nufusumuzun potansiyelini kullanamiyor olusumuz da herkesin uzerinde uzlastigi bir baska konu. Yani buraya kadar tamamen hemfikiriz. Ancak, Demirkol’un bu gorusleri desteklemek adina Matteo Ferrari’yi kotulemesini ve bu dogrultuda gercekleri carpitmasini kabullenmek mumkun degil.

“10 senelik kariyerinde tam 6 kez serbest kalarak transfer yapmış bir oyuncudan bahsediyoruz.”

Matteo Ferrari 12 senelik kariyerinde, Besiktas’a gelmeden once, sadece 3 transfer yapti. Inter’den Parma’ya, Parma’dan Roma’ya, Roma’dan da Genoa’ya gecti. Bu 3 transferden “serbest kalarak” yapilmis olan tek Bosman transferi ise Roma-Genoa transferi. Diger ikisi bonservis karsiliginda yapilmis transferler. Demirkol’un “serbest kalarak yapilan transfer”den kasti bir oyuncunun kiralik olarak baska bir takima gonderilmesiyse de yukaridaki cumlede art niyet aramak lazim. Cunku ortaya cikan anlam bu degil.
“7 yıldır ona bonservis ödenmiyor. Ona bir kez bonservis ödenmiş (1 milyon euro). Şimdi bundan tam 7 yıl sonra Ferrari için Genoa kulübüne 3 ila 5 milyon euro bonservis verecekler.“

Ferrari’ye 7 yildir bonservis odenmedigi dogru degil. 2004 senesinde Parma’da cok iyi iki sezon gecirdikten sonra Roma’ya transfer oldu Ferrari. Transfer bedeli tum kaynaklarda “19 yasindaki Ferronetti ve aciklanmayan bir miktar para (undisclosed fee)” seklinde geciyor. Transferin gerceklestigi yil, 2004 Avrupa Sampiyonasi’nda Ferrari’nin Italya milli takiminin formasini giydigini ve o takimin diger stoperlerinin Nesta, Cannavaro, ve Materazzi oldugunu da not duseyim. Bu bilgiler isiginda Ferrari icin odenen “miktari aciklanmayan” ucretin sifir olduguna kanaat getirmek pek tabii ki dogru degil. Ama Mehmet Demirkol alenen bu transferin bedavaya bittigini soyluyor yazisinda. Bence bu bir ‘kendi gorusunu desteklemek icin gercekleri carpitma’ cabasi, ya da daha hafif tabirle ‘isine gelmeyeni gormezden gelme’ gafletidir.
“Verecek olan Genoa’nın elemesine ulaşamadığı Şampiyonlar Ligi’nin vizesini şimdiden cebine koymuş olan Beşiktaş.”

Besiktas’in Genoa’dan daha buyuk bir camia olduguna katiliyorum. Ancak olaya Super Lig Sampiyonu’na karsilik Italya Ligi 5.’si seklinde bakip “Besiktas Genoa’dan adam alir mi?” demek nasil bir istir anlamak mumkun degil. Italya Sampiyonu Inter de Genoa’nin gecen sezonki basarisinda buyuk pay sahibi iki oyuncusunu (Diego Milito ve Tiago Motta) toplam €30M odeyerek aldi bu sezon mesela. Moratti ile Mourinho da mi bu isi bilmiyorlar yani? Ya da Genoa’nin Besiktas’tan cok daha saygin bir kulup mu olmasi gerekiyordu bizim onlardan transfer yapabilmemiz icin?
“Matteo Ferrari tanınmayan bir oyuncu değil. İtalya Ligi’ni ucundan, kenarından takip eden herkes genç yaşında Inter ve Parma’da nasıl olduğunu, sonra kısa İngiltere ve Roma macerasını bilir. Son olarak da Genoa tabii ki. Bu sürede onun çok iyi bir sezonunu hatırlayan var mı?”

Onun cok iyi 4 sezonunu ben hatirliyorum. Parma’daki iki sezonu (2002-03, 2003-04), Roma’daki ilk sezonu (2004-05), ve Genoa’da gecirdigi gectigimiz sezon (2008-09). Italya Ligi 4.’lugunu ikili averajla kacirmis bir takimin degismez savunma oyuncusunu aldi Besiktas. Italya gibi bir stoper cennetinde milli takim formasini giyebilmis bir oyuncu aldi Besiktas. Kariyeri boyunca Inter, Parma, Roma, Everton gibi ust duzey takimlarca tercih edilmis bir oyuncu aldi Besiktas. Gecen sezon milli takima alinmayisi ciddi sekilde elestirilen bir oyuncu aldi Besiktas. Mehmet Demirkol’un sarf ettigi Ferrari’yi kucultme cabasi nedendir, anlamak mumkun degil. Bir de NTVSpor’da canli yayinda “Ferrari, Gokhan Zan’in yarisi etmez” demisligi var kendisinin. Yok artik!

Isin kotusu bu yaziyi okuyanlarin 99%'u da inaniyorlar okuduklarina. Kimse Ferrari'nin futbol kariyerini bilmek ya da arastirmak zordunda degil zaten. Bu yaziyi yazan Mehmet Demirkol degil de bir baskasi olsaydi, "bilmiyor, kandirmislar" der gecerdim. Ancak cok iyi biliyorum ki Demirkol, yukarida siraladigim bilgilere sahip, Milliyet'teki yazisini yazmadan once de sahipti. Zaten Mehmet Demirkol'u bizim gozumuzde ozel kilan onemli ozelliklerinden biri de Dunya Futbolu hakkinda gayet bilgili ve kulturlu olmasi degil mi? O yuzden ister istemez baska seyler dusunuyor insan. Bir de, bahsi gecen yaziya, verdigi demeclere bakiyorum ve Hincal Uluc’la arasindaki korkutucu benzerligi gormezden gelemiyorum. Hakli oldugunu ispat edebilmek icin gercekleri carpitmak, bazi gercekleri bile bile gormezden gelmek, bazi insanlari kucultmek, bazilarini oldugundan da buyuk gostermek... Bunlari hep Hincal Uluc’tan ogrendik biz. Gerci buyuk ustad “Ferrari, Gokhan Zan’in yarisi etmez” derken ayni zamanda bundan 2 ay sonra Rijkaard’a yapacagi elestirinin de altini hazirlardi. Demirkol henuz o noktaya geldi mi, bilemiyorum.


Sadede gelirsek, Besiktas bence dogru bir transfer yapmis, Avrupa’da basari hedefi dogrultusunda onemli bir eksigini gidermistir. Maaliyeti yuksek gozukebilir, ancak yonetimin diger icraatlari ve mevcut sartlar goz onunde bulunduruldugunda -bana gore- odenecek bedel gayet makuldur. Bugun icin gorduklerim bunlar. Ferrari Besiktas’ta basarili olur mu peki? Buna cevap vermek icin ise henuz erken. Bizim kontrolumuzde olmayan bir suru degisken var bunda etkili olacak. Maclar baslayinca daha detayli bir analiz yapabiliriz tabii ki. Ancak simdiden sunu gonul rahatligiyla soyleyebilirim ki bence Ferrari’nin Besiktas’ta basarili olma sansi cok cok yuksek.

16 yorum:

stalker dedi ki...

10 numara yazı.

noktasına, virgülüne, varsa imla hatasına kadar katılıyorum. hatta,

+1903 diyorum :)

Deniz Gür dedi ki...

http://www.transfermarkt.co.uk/en/spieler/5860/ferrari-matteo/transferdaten.html

yukarıda açıkladığınız verilere nereden ulaştınız bilmiyorum ancak transfermarkt.de'de bu şekilde yazıyor. buradaki "war" ve "ist" verilerinin Mehmet Demirkol'u yanıltmış olabileceği de bir başka alternatif düşünce. Sonuçta nereden bakabilir başka tüm bu verilere? Wikipedia'dan daha güvenilir (kullanmayı bilene)

Bu verileri yanlış okuduysa ve buna göre yorum yaptıysa dediğiniz gibi herhangi bir ağır eleştiri almasına da gerek kalmamış olur.

Şairler Parkı dedi ki...

Mehmet Demirkol, sağ gösterip, sol vuranlardan oldu. İlk başlarda büyük kesimin takdirini kazanmıştı. Ancak şu an için bambaşka bir yerde. Ferrari transferi hakikaten rahatsızlık verdi, görüp, sezdiğim bu. Bilgisine de, aklına da inanmıyorum Demirkol'un. Son yazısında şöyle bir cümle var.:Gökhan Zan, İbrahim Kaş’ı bu kadar kolay kaybetmiş, Diarra’ya hiç dayanamamış, Cisse’yi küstürmüş olmak, ancak böyle mümkün olur. "

Diarra ne zaman geldi bize? Diatta olmasın o? Yazım hatasıdır vs bağlamaz beni. O kadar iyi ise yazdıktan sonra kontrol de etsin.

Lavuk, sinir etti beni. (Kusura bakmayın arkadaşlar, hakikaten art niyet arıyorum tavrında)

Ege

QuaresmA dedi ki...

mehmet demirkol lincoln'den sonra sardıracağı oyuncuyu (veya takımı) bulmuş gibi görünüyor. bilgili ve kültürlü bir spor yazarı gibi görünmesine rağmen bu kadar alttan alttan çalışan başka biri var mı tartışılır..

Redman dedi ki...

Deniz Gur,

Hocam Almanca bilmiyorum, ancak transfermarkt'ta "war" ve "ist" dedikleri kiralik gidip geri dondugu takimlar. Zaten "Loan" basliginin altinda bunlar. Yani ortada bir transfer yok, sadece kiralik olarak diger takimlarda gecirilmis yarim veya tam sezonlar var. Kaldi ki Parma-Roma transferinin bedava oldugu bilgisi yazida da acikladigim uzere yanlis. Italya milli takimi kadrosundaki, sozlesmesi devam eden bir oyuncudan bahsediyoruz.

Benim bu bilgileri nereden aldigimi sorarsan tek bir kaynak gosteremem sana. Ferrari her ne kadar bilindik bir oyuncu olsa da 2002, 2004 senelerine ait olanlari Google'dan cikarmak icin bayagi bir ugrastim. Guncel olanlara erismek ise gayet kolay.

Bu arada transfermarkt'i cok iyi yakalamissin. Demirkol'un yazisindaki bilgiler aynen buradan alinti gibi. Ancak, oyle olsa bile Demirkol'un bir oyuncunun surekli olarak baska takima bedavaya transfer olup, daha sonra Inter'e geri donmesinin sacma olacagini dusunemedigine inanmiyorum.

Bir de tabii dogru duzgun arastirma yapmadan, yattigi yerden insanlarin kariyerlerine salliyorsa ayrica elestirilmesi gereken bambaska bir durum var demektir ortada. Neticede benim babam dahil okuyan herkes inaniyor Mehmet Demirkol'un yazdiklarina ve Ferrari'yi yeni Zapotocny zannediyorlar su anda.

Redman dedi ki...

Ege,

Art niyet derken, ben Besiktas'a killik olsun diye yaptigini dusunmuyorum bunu. Genel olarak "her seye muhalefet" bir tarz oturttu kendisine - ayni Hincal Uluc gibi. Ortaliktaki ortak kani ne ise, onun karsisinda durmaya calisiyor genelde.

Eminim Fenerbahce'lileri ve Galatasaray'lilari da sinirlendiren bu tarz yazilari olmustur.

Yazida atladigim birseyi burada soyleyeyim bir de. Olmus bir insani boyle bir yaziya dahil etmesi de hic hos degil. Insanlarin hassasiyetlerini suistimal etmenin geregi yok boyle bir konuda.

Deniz dedi ki...

Merhaba,

Blogunuzu uzun suredir takip ediyorum. Yine, cok guzel yazmissiniz her zamanki gibi. Zaten sizinki gibi titiz hazirlanan bloglar piyasadaki futbol yorumcularinin neredeyse tamaminin ne kadar degersiz olduklarini ortaya koydu. Artik onlar da bloglari takip ediyorlar ve son zamanlarda bu kadar salaklasmalarinin nedeni biraz da ne kadar yuzeysel ve sig olduklarini anlamaya baslamalarinda ileri geliyor. Sizin gibi genc sporseverler, yorumcularin gazetelerde yazdiklari uzunluklarda ama onlarin kalite, ozen, tutarlilik ve oz anlaminda kat kat ilerisinde yazilar kaleme aliyorlar her gun ve bunu onlar gibi maddi kazanca donusturmeden yapiyorlar. Bu gercekten kolay kolay goz ardi edilebilecek bir konu degil. Belki de bugun bulunduklari yeri gelecekte bir noktada o yerin gercek sahiplerine birakmak zorunda kalacaklar.

Ben bir Galatasarayli olarak son gecen sezonki Lincoln krizinden itibaren biraktim Demirkol'u ve onun cevresindekileri takip etmeyi. Ancak gecen gun bloglar sayesinde haberim oldu o dahiyane "Gokhan Zan'in yarisi" hipotezinden. Gokhan 'in Galatasaray'a transferinden hic memnun olmayan biri olarak hayretle okudum o bloglarda Demirkol'un dediklerini. Bugun uzun bir aradan sonra ilk defa bu polemigin etkisiyle izlemek istedim su Spor Servisi programini, merakima yenik dustum. Konu sirasi Adnan Polat'in Lincoln'e 14milyon harcanmasi hatasini acikladigi haberlere getirildi kasitli olarak.(Halbuki Galatasarayla ilgili konusulacak uzerinde 24 saat gecmemis taze konular var iken, hazirlik maci gibi, ayni aciklamalarin 37 dakikalik diger kisimlari gibi). Tamam, Lincoln konusundaki tavirlarini, heyecanlarini, taze tutmak icin cabalarini biliyorduk, hatta Lincoln'un son davranislari sonucu argumanlari da bir hayli guclenmisti de, konunun Galatasaray 'daki kulturel degisime baglanmasi, Lincoln hatasindan dolayi bir sorumlunun (muhtemel Adnan Polat'in kendisi oluyor bu sorumlu) bulunup istifa etmesi, ettirilmesi gereginin ima edilmesi gibi enjeksiyonlar barindiran bir dizi laflar soylendi. Acik konusmam gerekirse, tuylerim diken diken oldu. Konu Ferrari'ye gelecek, belki bloglarda gosterilen reaksiyonlara cevap verme cureti gosterilecek diye beklerken karsimda yine Lincoln'u buldum, biraktigim yerin bir hayli otesinde. Umuyorum ayni seyleri Aragones hatasina neden olan kulup yoneticileri icin de dile getirmislerdir ve ben takip etmedigim icin duymamisimdir. Cunku eger oyle ise, sizin de dile getirdiginiz "fikirleri desteklemek icin bazi gercekleri gormezden gelme" politikasi basit bir huydan ya da acele kaleme alinmis bir yazinin tutarli gosterilmesi cabasindan ileri geliyordur; eger oyle degilse daha programli ve daha sinsice yurutulen yayinlardan soz etmemiz gerekecek.

Sonuc olarak, malesef bu degersiz insanlarin, curumus mesleklerinde durust ve adil olabileceklerine hic ama hic inanmiyorum.

Deniz

Şairler Parkı dedi ki...

Doğru kelime hangisi bilmiyorum Redman; ancak bu adama karşı hakikaten önyargılıyım artık. Nihat'ı aldıktan sonra da benzer tavırda yazmıştı. Lincoln'e, Topuz'a verilen paraları geçtim de Nihat'a verilen nedir diye?

Ege

Redman dedi ki...

Deniz,

Olumlu goruslerin icin cok tesekkurler. Bloglar konusundaki genel dusuncene de katilmamak mumkun degil. Biz daha cok yeniyiz ama gercekten hatiri sayilir suredir cok hos isler yapan insanlar var ve ayni kaliteyi televizyon ve gazetelerde hakikaten bulamiyoruz.

Buralarda daha cok gorusmek dilegiyle.

Alp

QuaresmA dedi ki...

@ Redman

"Eminim Fenerbahce'lileri ve Galatasaray'lilari da sinirlendiren bu tarz yazilari olmustur."

ben mehmet demirkol'un fenerbahçe aleyhinde yazdığına şahit oldumsa da postta yazdığın tarz taraflı olduğu apaçık belli olan alttan çalışma işlerine girdiğini hiç hatırlamıyorum.

yakın geçmişten bir örnek: emre newcastle'da oynadığı sırada (yani galatasaray ile özdeşleşmiş bir oyuncu iken) hakkında çıkan ırkçı suçlamalar ve kendisine yaptığı el kol hareketinden sonra demediği kalmamıştı - haklı olarak - fakat ne zaman emre fenerbahçe'ye transfer oldu, tjikuzu'ya ana avrat sövdüğünde, eliyle boğaz kesme hareketi yaptığında veya saha içinde deivid ile kavga ettiğinde bile kendisini "türkiye'ni cantona'sı" ilan etti. işte böyle biridir mehmet demirkol.

evet herşeye ters olmaya çalışıyor ama fenerbahçe'ye değil.

Redman dedi ki...

@QuaresmA

Guzel ornek. Acikcasi tak diye karsit bir ornek de cikaramayacagim karsisina :)

Okuyan Fenerbahce'li arkadaslardan rica edelim, belki duyarlar sesimizi...

Bir de unutmamak lazim ki Mehmet Demirkol Fenerbahceli zaten :)

volvox dedi ki...

Yazı süper olmuş,ellerine sağlık ;)

cNr dedi ki...

Oyuncunun geçmiş kariyerine bakıcaksanız fm2009 'u kullanın kaynak olarak.Gayet iyi araştırılıyor rakamlar bile hatta.Transfer bedellerinde ufak hatalar da olsa hangi takımda kiralık oynamış gibi bilgilere rahatlıkla erişmek mümkün bu da iyi bir kaynaktır bence ..

Yazıya gelirsek Beşiktaş gerçekten iyi bir transfer yaptı.En azından Hem Gökhan Zan'dan daha iyi hatta eldeki stoperlerden daha tecrübeli bir savunma oyuncusunu kadroya kattı.Hem de Zan'ın gitmesinin makul bir açıklaması olmuş oldu bu.
Bseşiktaş yönetimi bi taraftan tenkit edilecek hareketler yaparken bi taraftan da saygı duyulacak işler yapıyorlar.İlginç bir camia oldunuz izlenmesi tespitlerde bulunulması gerek :))

Redman dedi ki...

cNr,

Bozuk saat bile gunde iki kez dogruyu gosterir hocam. Altinda cok fazla birsey aramamak lazim :)

Saka bir yana, bu yonetimin belki de ilk gunden beri istikrarli bir sekilde basarabildigi tek sey, isim yapmis insanlari Turkiye'ye getirebilmesidir herhalde. Del Bosque, Carew, Kleberson, Ailton, Tigana, Ricardinho... Kimisi basarili oldu, kimisi olamadi, orasi ayri konu. Ama adamlar onca sacmaliklarina ragmen hala insanlari Besiktas'ta oynamaya ikna edebiliyorlar ilginc bir sekilde. Ben Avrupali bir futbolcu olsam Del Bosque olayindan sonra hayatta isim olmazdi Besiktas'la mesela.

sampi dedi ki...

Yonetim memlekete kariyerli insanlar getirebiliyor cunku bunu yapabilmek icin gerekli kar marjini oduyoruz. Ferrari'nin net 2.5 m Euro kazanip CL oynayabilecegi takim fazla degil.

Del Boske tipi vakalar yuzunden sozlesme sartlari agirlasiyor. Mesela yerli oyuncu kontratinda banka teminati istenmezken yabancilar isteyebiliyor.

Takimin en cok para alan oyuncusunun stoper olmasi dogru bir yapilanmaya isaret. 2 stoper + 2 onlibero, arkalarinda Rustu ile skor tutma ozelligimiz pekisecek gibi gorunuyor.

Su an en buyuk sorun olarak takim ici dengeyi goruyorum, cunku maas farklari inanilmaz boyuta geldi. Burada Mustafa Denizli'nin takim ruhunu ve esitligi nasil saglayacagi devreye girecek.

Neticede Serie A'dan stoper > Sam'da kayisi.

Redman dedi ki...

Ohooo kimler gelmis!

Birak onu bunu da, ben "Ferrari'yi almisiz" diye aradigimda verdigin ilk tepkiyi anlat insanlara...

Tatil nasil gidiyor? Yolunda mi hersey?